Bazı insanlar vardır ...
Hayatın bir yerine değil,
Zamansızlığına dokunur.
Kapını çalmadan girer içeri,
Gitmiş gibi dururlar, ama içlerinde bir yerde
Hep " geri dönmek için " bir sandalye bırakırlar.
Bu gece gün doğmadı,
Kıpkızıl sustu ufuklar.
Dağların dili yandı önce,
Ardından köyler, ardından çocukların gülüşü.
Toprak alev aldı,
Mevsimler değişiyor
Yapraklar dökülüyor
Ruhumun sızısı soluyor
Yokluğunun yanın da
Dağıtmıyor güneş içimdeki ateşini
Göğün maviliği seferde
Seni değil,
Sana hükmederken hissettiği gücü seviyordu.
Bağlanmak yerine bağımlılık kurdu,
Çünkü sevgi onun dilinde paylaşmak değil, üstün gelmekti
Yakınlık bir sıcaklık değil ,
Erken doğmuş bir güneşin ardında sen,
Geç doğmuş bir yıldızım ben, sessizce seninle.
Yıllar bir nehir gibi büyüttü içimizdeki yağmuru,
Her damla, gizli bir adın fısıldadığı sır gibi.
Dağlar yükseldi aramızda, taş ve gölgeyle,
Çözülmeyen sorusun ruhumda
Sessiz bir sinemayım sanki
Adını bilmediğim bir filmsin
Yanında olmadığım karesin
Kalbimde sisli bir duvar gibisin
Kanatlarından göğüme bin mavi saçılır
Hangi çağın gidişidir senin gidişin
Bir bir denedim tüm sözleri
Bozguna uğrattın tüm kelimeleri
Denedim defalarca
Çaresiz sana uzanan ellerim
Gözleri deniz gözlü, bakışı bir tufan,
Kalbim sustu o anda, sarsıldı zaman.
Yeni bir aşk filizlendi. sessiz derin ,
Deniz gözlerinde kayboldum, ruhum çırpınır içinde
Sensizliği yaşıyorum
Hüzünlerimin ortasında
Yürüyorum dikenli, yolların kıyısında
Geceme vuran Ay şafakta,
Yürüyorum ömrümün en olmazında
Şu yalan dünyanın sonu kara toprak imiş
Güneş doğmuş akşam olmuş imiş
Zaman sızmış bedene
Saçlara ak gözlere perde inmiş
Zaman ne apansız esmiş
Burası yalan dünya imiş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!