Bir kuşun kanadına saklı bir hal ,
Uçtukça içimde büyüyen bir masal .
Ne rüzgar unutturur , ne zaman alır,
Çünkü sevda özgürdür; kalpte doğar kalpte kalır.
Kalbim seninle titrer en derin yerden,
Hasret dediğin nedir ki?
Yokluğunun yanında
Özlem bir inci tanesi
Güzeldir güne uyanmak
Senin merhabanla
Mevsimler değişiyor
İçimden aldığın Denizin
Hangi mavisiydin
Buz gibi yalan akıyor
Okyanuslarından,
Denizleri Okyanusları geçtim.
Ben Aşk'a Aşık olandım.
Gönderilmemiş binlerce mektup elimde
Güvercinim yorgun
Sesimi sana getirsin
Yolun ortasına geldim
Mektuplarım soldu göz yaşlarım da
Unutmak istiyorum olmuyor
Ey benim yaralarından nakışlar işli kalbim;
Kimsesizliğim, kendi kendine müebbet hapsolmuş kadersizim...
Dokunsan ağlarmış gibi hisli, dokunmasan kendi mürekkebine, kendine dertli...
Ağlayan cümlelerin mürekkebinden midir? acep
Okurken yüreklere dokunan O dokunaklı kelimeler, virgülü olmasaydı kalamazdı ayakta belki.
Belki de tırnak içindeki sözcükler, uçurum kenarına takılı kaldığı için iki yanından tutturulmuş.
Ne tuhaf değil mi?
Nefesini hissetmediğin
Gözlerinin içinde kaybolmadığın
Hiçbir şey paylaşmadığın
Bir insanın beyninin en ucra
Köşesine yerleşmesi...
Meğer ne çok sevmişim seni
Bana seni soruyorlar
O gitti diyemiyorum
Esmer bir uğultu kulağım da
Çaresiz , yorgun, bitkin
O gitti diyemiyorum
Aşk havuzunu kuran
Onu gözyaşları ile dolduran
Şehri harap edecek içimdeki zindan
Zulme maruz kalmış
Sevgiye, Barışa ve Güvene hasret olan
Ruhumda kalıcı , derin izler bırakan
Gözlerime mühürlenmiş
Bakışın ömrüme amade
Gülüşünde saklı ömrüm şahane
Demlenir Aşkım gülüşün bahane
Aşkın perde perde düşmüş gönlüme
Çöllere düşmüşüm Aşkından kime ne?
Her bakışın , her gülüşün ,
Her öfkenin Anlamı vardı.
Hasretimin ,masumiyetin, her çiçeğin ,
Her doğan güneşin, biten günün anlamı vardı.
Yokluğunun , kaybolmanın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!