Sığ uykunun kıyısına,
Usul usul vuran gelgit.
Gönül dağın bakısına,
Gören uğrak sarp bir geçit.
Bir şiir inşa etsem, temeli halka varan
Duru dille bahsetsem, harcı herkese karan
İçinde çocukların neşeyle eğleştiği
İnşa düşün çokların severek söyleştiği
Kırılınca mısralar, döküldü hicvin taşı,
Bilmem ki bir tafralar, kimin yarıldı başı!
İnşa ettiğim şiir, Âşık’ın sesi olsun,
Ney, def veyahut bendir, sesi arştan duyulsun,
Sindirim sistemine benziyor; bir kör boğaz.
Beni ara, beni bul hiç olmazsa bu defa!
İştahları kabartan bir şey, duyulan bir haz.
Beni ara, beni bul hiç olmazsa bu defa!
Bir sinir sistemine benzer yerdeyim çoğun
Beni bul, beni hisset; beni anla bu defa.
Nöronlardan mesajlar gelirken sen yoksun
Beni bul, beni hisset; beni anla bu defa.
Temiz havadan, içe doğru çekiliyorum.
Beni gör, içinden geç; beni hisset bu defa.
Yutaktan geçiyor, boğaza takılıyorum.
Beni gör, buradan geç; beni hisset bu defa.
Bir hikâyenin daha sonuna geliyoruz.
Yağan o yağmurları küçülterek başladım.
Size dilediğiniz kimliğimle diyoruz.
Şu düzeni, gülleri büyüterek taşladım.
Kimseden beklentim yok, kimseye kırılmadım.
Kararmışlığım da olabilir, darılmadım.
Ağladığım da oldu sebebe sarılmadım.
Nutkumu tutup içini koydum suskunluğun.
Bir sam yeli eser kurak,
Meltemle hız durulur mu?
Al gülüme sarmış pıtrak,
Arsıza yüz sorulur mu?
Gözlerin kör olmuş bir hırs elinden,
Geri durmadın hiç dünya emelinden,
Kopunca kıyamet hem temelinden,
Enkazdan sana kim çekip alacak?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!