Toplanmış pamuk misali,
Hem beyaz hem lekeli.
Kim ne, nasıl; kim Ali?
İç içe girmiş belli.
Bağda, salkım salkım üzüm,
Meyvesini şaşmak lazım.
Hem şifadır hem de cürüm,
Vesveseyi aşmak lazım.
Bu neyin savaşı; ortaya konulan meşru müdafaa.
Fil ordusu önde, orantısız güçle garip murafaa.
Ezer, yıkıp geçer değdiği her yeri; kırar dost, kardeşi.
Güç üstünde güç var; Kûn fe yekûn canlar taşır aşk ateşi.
Bazen Pollyanna,
Anlaşılmayı da
Tüm iyi niyetinle
Şöyle kenara bırakıyor,
Sevgi dolu yüreğinin sesini
Puslu dağlarda biri yaşarmış,
Gecesini gündüzüne katar çalışırmış.
Kulübesinde isli baca,
Dumanı tütermiş.
Yediği bulgur pilavıysa,
Bu gece melek yolla adı Receb olsun.
İlk cuma akşamın nuru Regaib dolsun.
Gönüller aşka gelsin birlik dirlik olsun.
İlk masumca bakışın nuru zuhur bulsun.
Fırtına dindi artık, duruldu coşkun umman,
Gönül aynası parlar; kalktı pus ile duman.
Ne bir sitem var dilde, ne omuzda ağır yük,
Sordum esip gelen yele: Ne haber getirdin?
Nerelere uğradın, ne dedin, neler gördün?
Otur şöyle, serinliğini içimi sardın.
Nemli kalemim versin hakkını koşuğunun.
Sabır ki sahibinde gülbeşeker.
Ettikçe, devamında canı çeker.
"Sabır, ileriye görebilmektir.
Hakk’ın kaynağında son peygamber ışığıyla ele almalı
El, kalemi şevkle tutmalı; kalem, kağıdı aşkla dalmalı
Okuyanlar okuduğunu tekrar, tekrar okuyabilmeli.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!