İnsanlık öğrenmeyi aç şekilde doğardı.
Tecrübeleri onun her daim gıdasıydı.
Onlarla öğrenir de onlarla doyardı.
Hatırla ey kul; Huda, bilginin kaynağıydı.
Selam verip almıyorsa,
Ver selâmı, al selâmı.
Gönlü hoşluk kılmıyorsa,
Kes kelamı, hoş kelamı.
Olup biteni görüp çabucak kavramana,
Kavradığını derip etraflıca yormana,
Yorduğunu erdirip yüklediğin bir mana,
"İşte benim eserim" deyip kendinden bilme.
Güler yüzlü, naziksin; hem zarif hem güzelsin,
Tatlı dilin ezgidir, hem türkü hem gazelsin.
Bakışın ok gibidir, belki ömre bedelsin.
Hoş sözlerle nefsine uyup kendinden bilme.
Ya çocuklar doğmadan önce
Ya da doğarken Yaratıcısına söz vermişse?
Dünyaya geldiklerinde bunu unutmuşlarsa
Ya da unutturulmuşlarsa?
Kaç bahar geldi daha kaçı durur,
Cemaline tufan kıldıktan sonra.
Akıntıyla gemin karaya vurur,
Dert çekilip vuslat kaldıktan sonra.
Nice secde edilen putlar, neyin uğruna;
Her biri siper oldu Hakk, hakikat nuruna.
Yürek kuru yaprak, gönülse rüzgâr,
Bir aşkın peşinden savrulup uçar.
Kime kalmış dünya, sana da kalmaz...
Vuslat, sancıyla çile; yolun açar.
Söylenmeyiniz bana; gençliğe hitabımdan
Sanırım ya iki ya da üç vakit geçmişti...
İlk damlam ilk mürekkebimse, ilk kitabımdan
İlk satırlar düşerken ilk sözü kim seçmişti?
Tarla, bahçe ve ormanlardı kıymet bilenim.
Meşe, çam her tabiattan varlıktı sevenim.
Her biri rengarenk binbir tonunu görenim.
Kadri kıymeti bilenle sürdü yolculuğum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!