Bir toprağa "Nur" ekildi.
"Nur"dan bir filiz dirildi.
Filiz, büyüdü; serpildi.
Herkes kokusunu bildi.
Sevgi, su misali
Aç, susuz ruhlarca duygunun içilmesidir.
İçmek, söz misali
Ettikçe muhabbetin kol, kol açılmasıdır.
Dünyanın gamı mihnetiyle olur,
Yazmış Meşgul Veli, ozanlar gelsin.
Her gelen yanında rızkıyla gelir,
Ocaklar harlansın, kazanlar gelsin.
Öfke, tahammülün yattığı mezar.
Rüzgâr eken herkes fırtına biçer.
Yaprak açsan, çiçek döksen ne yazar;
Meyven olmadıkça, kalırsın naçar.
Diyemem; dilim tutulur,
Söz uçar,
yazı kaybolur.
Sorma boşuna lügatini;
Mürekkep tutmaz,
Hoş mu hoş bir yuva kurdum
Gök kubbenin bahçesinde.
Çırpındım durdum;
Yüreğim şu kanatlarımda…
Gelip de gitmeyen yoktur; seyreyle sen algın algın
Kimisi şerbet içerken kimisi de zehir içer.
Tevazu gerek her kula; azığı ihlastan çıkın
İnsanlar ömürden yerken zaman rızık olup kaçar.
Allah’ım eksiksiz bir salât ile
O’na bizden salât ve selâm eyle!
Nebiler nebisi, mis kokan Gül’e
O’na bizden salât ve selâm eyle!
Temmuz gecesi hangi vaat üstüne doğdu
Vaatle vatanıma kapkara zulmet boğdu
Geceyle çöktü yurdumun üstüne kara sis,
Bir avuç hain sanmış: "Her biri olur suspus."
Tek yürek oldu yediden yetmişe tüm efrat,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!