Hoş mu hoş bir yuva kurdum
Gök kubbenin bahçesinde.
Çırpındım durdum;
Yüreğim şu kanatlarımda…
Yakıp kavururken güneş,
Can son yudumunda.
Kendinden habersiz,
Uykuda…
"Uyan!" nidalarıyla çalınır gönül kapısı.
Açan bulunur ümidiyle vur!
Vur, bir daha vur!
Kopup gelir bir deli fırtına;
Azar, kudurur…
Ruhun haykırışı
Berzah dağından duyulur.
Haykırışlar yankılanır art arda,
Dua olur.
Git dualarım, git!
Yol kılıçtan keskin olur…
Ayaklarımda yarası,
Haset yılanı sokulur.
Akıtır zehrini;
Bir ben daha ölür.
Ölen kaçıncı ben…
Yine mi cismim çatlıyor?
Yuvamın kaçıncı konuğuyum,
Yüzüm tutmuyor.
Günlerden kaçıncı Cuma’dayım,
Bak, ağarıyor…
Yüzüme vuruyor
O ezelden bildiğim sıcaklık.
Bıraktım artık
Çatlayan cismimi,
Yüreğimi taşıyan kanatlarımı…
Varsın soksun haset yılanı,
Varsın yok olsun son ben de.
Çözüldü dizlerimin bağı;
Sular duruldu, kapı açıldı.
Meğer ölüm dediğim,
Asıl uyanışın ta kendisiymiş…
08.08.2021
Mesut TütüncülerKayıt Tarihi : 28.07.2026 16:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!