Sana ağlamayı yasaklayamazlar
Susturamazlar sesini
Yasak bir türkü olsan da.
Hiçbir karanlık zaptedemez aydınlığı
Onun karanlığı aydınlattığı kadar,
Sana söz veriyorum
Kıyamete kalmayacak yenilmişliğim
Şiirce yaşamak
Seninle başlayacak sabahlar kadar güzel
Sensizliğin ülkesine sürgün etme ne olur beni
Sesin çöl yağmurudur susuzluğumda
Susma
Sararıyor yapraklarım
Dalından zamansız kopan bir meyve oluyorum
Kokusuz, tatsız.
Koparma dalımdan
Yeryüzü gibidir insan
Zayıf yerlerinde çatlaklar açılır ilk önce
Böyle yerlerde oluşur bütün yanardağlar
En güçsüz yerinden vurulur insan hep
En temiz yeridir çünkü
Birkaç damla gözyaşımı akıttım toprağına
Sana
Veda etmeyeceğim
Yok saysalar da
Yanımdaydın çünkü hep sen
Çocuklar büyüyoruz
Gittikçe kısalıyor gözümüzde
Çılgınca koştuğumuz sokaklar
Şimdi öyle yorgun
Şimdi öyle çaresiz
Nereye varacağını bilemeden yürüdüğümüz
Sen, yalancı aydınlığını
Hileli aynalarda büyüten
Mağruriyet,
Beyaz boyalı bir binanın
Hiç kimseler görmediği için
Gri ve kirli bırakılmış
Yaz ortasında esen
Ilık bir rüzgardın sen
Islak yüzümde izini bırakan
Bütün ayrılıkların özetiydin sen
Tüm ömrümü sığdırdığım
Zor olsa da
Bembeyaz kalabilmek
Siyaha boyanmış zulmün çağında,
Sırtında insan olmanın yükünü taşır
Eksik kalmış bir devrimin gözyaşıyla ıslanan her çocuk
Yalnızlıktan korkup
Kelimelere saklanan bir çocuğun
kalabalığıdır şiir…




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle