Ayrıldık işte !
Kim haklı,kim haksız ne önemi var bu saatten sonra.
Hem birlikte olmayı göze alamayan,
bir yanı gelmek isteyen,
bir yanı kaçan bir duygunun sahibiydin.
İki ayrı yolu bir güzergaha koymak
Adına sabır koyduğumuz nice bekleyişler içinde kaybolup gidiyor ömür. Bir yandan hasret, bir yandan tükenmeyen özlem tarumar ediyor insanı. Geçmişte yaşamayı düşlediğin yarınlar yıkılan hayallerini önüne yığdığında,yeni bir başlangıca kolun kanadın kalkmıyor. Birlikte yürüyeceğin yolun bir kıyısına tek başına çömelip kalıyorsun işte. Başını ellerinin arasına alıp düşünüyorsun, aslında düşünmek değil de , boş boş bakınıyorsun öyle.
Ne gelip geçen umurunda, ne gündüz, ne gece. Yağan yağmurun ıslaklığı bile umurunda olmuyor. Yüreğin alev alevken iliklerine kadar üşüsen de farkında olmuyorsun. Bir figan çöküyor omuzlarına, için avaz avaz ,dışın alabildiğine suskun. Yüz hatlarında yılların izlerini taşırsın, alnın kırışmış, göz bebeklerinin altında torbalar oluşmuş, saçına sakalına ak düşmüştür artık. Geriye dönecek imkânın kalmamış, yerinden kalkacak gücünü tüketmiş, adım atacak durumda değilsin. Acınacak bir haldesin artık. Sen tükenip giderken terk edenin de umurunda olmuyorsun. Her katil cinayet mahalline dönüyor dönmesine ya, yakasına yapışıp hesap soracak da değilsin. Ayrılık böyle lanet bir şey işte. Zamanla kendinden tiksiniyorsun, etrafına küsüyorsun… Eline bir şey de geçmiyor. Bir yara gelip ciğerlerine oturuyor ve sen nasıl hayatta kalacağının hesabını yapmaya başlıyorsun. Giden aklından çıkmıyor, yokluğu yüreğinin nasırına basa basa her gün aynı acıları yaşatıyor. Gördüğüne de, göreceğine de, sevdiğine de, seveceğine de değmediğini anlıyorsun ama ,artık her şey için çok geç oluyor..
Onunlayken gökkuşağı zamanı sonsuzluğa bağlar, her bulut toprak kokulu yağmurlar yağdırır gönlüne. Sonrası …! Dudakları çatlamış toprak, ekin bitmeyen tarla . Ve sen boynunu toprağa düşürmüş bir gelincik gibi kalakalmışsındır. Onulmaz bir derde duçar olmuşsundur artık, içinde fırtınalar kopar ve bütün yaşananlar gözbebeklerine gömülür. Yaşanılması mümkünken yaşanılamayan bütün yarınlar kanatsız uçuverir kirpiklerinin arasından. Bir sebebe dayandıramadığın gidişi aklına diz çöktürür. Sessizce içine akıttığın gözyaşlarına gömersin köpük köpük kabaran duygularını.Ay ışığına düşer gölgen ,ertelemeye imkân bırakılmayan ölü düşler kaleme alırsın,.
Vefasız bir yârin aşkına yandım,
Sevdim,sevileceğimi sandım
Hem sevildim de sanki, ama yanıldım
Hiç ummadığım bir demde çekip gitti
Yıllardır geleceğini sandım,bekledim,aldandım
Aklını yitirmiş bir meczup gibi ,sokaklarda dolandım durdum
Sensizlik üzerime serpilen bir kara toprak
Ne yana dönsem
Burnumun direğini sızlatıyor harap bir mezar kokusu.
Uyandı bozkurtlar sonsuzluğun uykusundan
Kirpiklerinden şimşekler taşıyor,
Saçlarından yıldızlar akıyor.
Gözlerinde yakamozlar,
Ellerinde Kızıl Elma tadında
Gün yüzü görmemiş şafaklar..!
Gün gelir duyarsın gölgelerin düştüğünü
Dikenlerin toprağa sarıldığını
Toprağın yüzünün katılaştığını
Sert taşların başucuma dikildiğini
Anlarsın
Ağlarsın
Deneme
Gözlerimde tanımadığım hüzünlerin hamallığını yapıyorum.Yüreğimde umutlar yetiştirsem de,hiç bilmediğim acılar harmanlıyorum.Her yeni gün,saçlarımda aklar biriktiriyor,yolun sonu "geldim ha gelecem " diyor. Bir hüviyet gibi cüzdanımda taşıyorum yalnızlığı,tanıdıklarımla tanımadıklarım arasında gidip geliyor aklım.Göz alabildiğince tutundum sana,hayallerin eriştiği yere kadar seviyorum seni,öyle sonsuz,öyle ümitli ..Şimdi şiirlerin mısralarında sıkışıp kaldık mı biz? Türküler de kifayetsiz kalıyor.Tıka basa sitem doluyum,tepeden tırnağa kırgınım sana.Bir gün bile olsa sormadın ya halimi,hiç mi merak etmedin ?? Sahi hiç düşündün mü bu gün neler yaptım diye,yoruldum mu,kimlerle kavga ettim,kimlerle oturdum,kimlerle vuruştum ? Aklına geldi mi yemek yemediğim, aç kaldığım ? Düşüncelerimin içinde hep saklı kaldım ama,her seferinde yüreğimde hep bir umutla kalakaldım bilmediğim bir yol ortasında git gel aklımla.Oturup ağladım bu gün, aldırmadım gözyaşlarımın görülmesine.....Ağlamak ta yakışıyor yüreğime,gözlerimden inci inci damlalar süzülürken yanaklarımdan görmeni isterdim.İnan ki vurulurdun o an ta ciğerinden.İçin lime lime olurdu.Zindan duvarlarını çatlatırcasına dökülüyordu yaşlar.Hangi taş,hangi kaya dayanırdı bu çetrefilli yollara.? Hangi rüzgâr geri tepmezdi bu ayrı kalmalara ? Kaç kere gel dediğimi bilmiyorum.Aklım firarda gibi,dünümü hatırlamıyor,yarınımı bilmiyorum.Bir araya gelir miyiz ,aynı yastığa baş koyar mıyız, fikrim de yok. Gurur nedir unuttum,onurumu zaten çoktan yitirdim.Günlerce haber beklediğimi bile bile bekletmen yok mu,hesapsız hesaba alınmamaları yığıyor önüme.Dizlerimin bağı çözülüyor,umudum kırılıyor,hevesim kursağıma diziliyor.Sana çok kırgınım,hem de çok.Sen bunu da biliyorsun ve en acısı da uğruna öleceğimi bile bile önüme her gün isimsiz ölümler sıralıyorsun.Bir adı var mı sende bu yaptıklarının emin değilim ama,emin olduğum bir gerçek var ki, ben sende bir şey ifade etmiyorum.Varlığım,yokluğum bir anlam taşımıyor sende.Varsam iyi,yoksam önemli değilim senin için.Öyle olmasaydı kulak verirdin ömründe bir kez bile isyanlarıma.Bir kez olsun duyardın içimin sesini,ki senden başka herkes duydu.Bir sen tıkadın kulaklarını yüreğimin sesine.Bu kadar vefasız da değilsin,umarsızlığına anlam veremiyorum. Bir gün eğer kavuşamadan ölürsem üzülürsün,aklına gelir bu yaptıkların.Geceler boyu bir sızı oturur yüreğine,rahat vermez sana,nefes almak bile zor gelir.Yazdıklarımı okudukça her satırın sana yazıldığını o zaman çok daha iyi anlayacaksın.İşte o zaman çok sevildiğini anlayacaksın,zamanı geri almak elinde olsa bütün geçmişi telafi etmek için ömrünün geri kalanını feda etmeye hazır olacaksın ama,diriltmek elinde olmayacak,mezar taşıma ruhunu bırakacaksın. Ben seni seviyorum hem de bildiğin gibi değil,aklının erişmediği yere kadar hayallerimde yaşata yaşata.Hiç bir şeyden korkmuyorum,ne ölümden ne yokluktan.Benim en büyük korkum sensin.
Yitip giden bir gecenin ardından yazıyorum
Karanlıkların bitmediği bir demdeyim
Avazım göklerin kulaklarında yankılanıyor
Yıldızların gözleri nemli
Rüzgarlar kırgın esiyor,yağmurlar yorgun
Odamın penceresine konan kuşlar üzgün
(Deneme )
Bırakıp gitmek çözüm olsaydı gidenlerin hepsi ihya olurdu.Oysa ne gidenler kaybolup gitti bu coğrafyada,ne kalanların gönlündeki fırtınalar dindi.Özlemler,hasretler ve acı dolu günler bir birini kovaladı .Gözyaşları akıp gitti öylece.Gitmek kimsenin işine yaramadı.
Düşünüyorum da ,gitmene sebep olacak ne yaptım diye.İnanki aklıma bir sebep gelmedi.Hani hep derdin ya “ sen de akıl olsaydı..” diye.Doğru söylüyorsun,bende akıl olsaydı ben bu durumlara düşecek adam olur muydum ? Hiç bu kadar avaz avaz haykırır mıydım ? Kendime yaptım ne yaptıysam.Sevdim,hem de çok sevdim.Sensiz geçen saniyelere tahammülüm yokken,şimdi büsbütün yoksun.Burnumun direği sızlıyor,içim kan ağlıyor.Kendi gölgem bile bana ar geliyor.Ne yaşadığım günler umurumda,ne geçen günler heybemde bir yer işgal ediyor.Bir avuç pişmanlığım olsun isterdim.Sevdiğime,bu kadar bağlandığıma,bu kadar yandığıma pişman olmayı ne kadar çok isterdim.Ama yok,yok işte.Seni seviyorum ve ömrümün sonuna kadar da sevmeye devam edeceğim.Gönlümde sana ayırdığım yerini hiç kimseye vermeyeceğim.Sen benim başımın tacı,yüreğimin tek sahibisin.Bırakıp gitmekle sadece hayatımda olmayacaksın.Ama büsbütün benimsin zaten.Sana dokunamasam da,kokunu alamasam da,başını göğsüme yaslayıp uyumasan da benimsin.Her anım,her saniyem seninle dolu.Belki karşıma çıkmasaydın sevmenin bu kadar güzel olduğunu bilmeyecektim.Romanlarda okurdum sevenin acı çektiğini,sevilenin acı verdiğini.Her acıya rağmen sevmekten vazgeçmeyenlerin budala olduğunu düşünürdüm.Romandır işte deyip,sonunu merak ederdim.Daha yarıya gelmeden sevilenin bir hiç uğruna sevenini yok saydığını okudukça,içimden nefret beslerdim ve isterdim ki romanın sonunda sevilen sevene gelsin,bütün pişmanlığıyla kapıya dayansın.Ama hiç böyle bitmedi okuduğum romanlar.Seven her zaman acı içinde kaldı ve sevilen hayatını bir başkasıyla yaşadı.
Sonumuz böyle olur mu bilmiyorum,ancak eğer böyle olursa da sana kırılmam.Sen mutlu olursan bana yetiyor zaten.Hem gayem seni mutlu etmek değil miydi ? Mutluluğu beraber yaşamak elbette tek arzumdur ama,eğer benimle mutlu olamayacaksan ben buna alınmam.Ben,seninle hiç karşılaşma ihtimalimin olmamasına rağmen sevdim.Yıllardır geleceğin günü bekliyorum,hiç gelmeyeceğini bile bile.Galiba hayatımın en acı tarafı da bu.Beni sevdiğini biliyorum,ya da ben öyle zannediyorum.Yoksa ne diye bunca senedir benimle zaman kaybı yaşayasın ki ? Gecelerin büyük bir kısmını bana ayırdın,benimle yazıştın.Gün oldu beraber güldük,gün oldu beraber ağladık.Gün oldu,her ikimiz de ağlamamıza rağmen bunu bir birimizden sakladık.Yani her ikimiz de gayet güzel yalan söylüyorduk.Bir birimize inanmamamıza rağmen ,bunu hep yaptık.Şimdi ne alemdesin,nasılsın bilmiyorum.Keşke bir haberin gelse de, nasıl olduğunu bilsem dünyalar benim olurdu. Benim seni merak ettiğimi biliyorsun,uykuyu gözlerime haram kıldığımı da..Buna rağmen bana yokluğunun acısını yaşatıyorsun ya, aklım almıyor.Keşke çıkıp sevmediğini söylesen belki bu kadar acı duymazdım.Kim bilir ,belki de gerçekten de sevmiyorsundur.Aklım gidip geliyor.Gel gitler arasında nefes almak zordur be gülüm.Hangi kitapta yazar, seveni böyle acı içinde bırakmak ? Yarım bırakmak,yaralamak,yârdan atmak.Kör kuyularda can çekişen bir esir gibiyim şimdi.Hangi yana tutunsam elimde kalıyor.Hani kıyıya yanaşsam limansız kalıyor.Benim senden başka düşüncem yok.
Bütün iklimlerden uzak bir mevsimsin gözlerimde.Yıldızsız gecelerde içim kan ağlaya ağlaya sabahlıyorum.Sen,kokusunu bilmediğim bir çiçek,uzanıp tutamadığım bir ömürsün.Güz rüzgârlarında yaktım gurbet türkülerini,her kese aykırıydım,sana tutsak.Sevmenin bu kadar suç olduğunu bilmezdim ....
Aşkın acısı yok aslında , ben dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bile bile sevdim. Aslında herkes gibiydi ya da hiç kimseydi , ben onu her şeyim yaptım . O , beni hiç kimseymişim gibi bırakıp gitti. ben halen O' nu seviyorum ,özlüyorum ,hasret dolu günler ekliyorum heybeme .
Nasıl olsa alışkınım ya görmemeye, şimdi hiç sonu olmayan yollarda yine O nu yürüyorum. Yani anlayacağınız benim kaşıntım bitmiyor....
Belki çok güzel günlerimiz olacaktı, belki ekin bitmez tarlalarda yediverenler yetiştirecektik . Adına "hiç " dediğimiz bir sebebe bile dayandırma gereği duymadan alıp başını gitti ; tarlalarımda gelincikler boynunu büktü, uçsuz bucaksız bir çölde yalın ayak yürümek kaldı bana. Gözünü budaktan esirgemeyen acıları göğüsledim, her köşe başında kurulan pusulardan savaşa savaşa çıktım. Ihanetin her yüzüyle karşılaştım,vuruşa vuruşa geldim bu noktaya. Yığın yığın dertleri omuzladım, ölümle burun buruna çok yaşadım da , ben böyle hiç yenilmedim. Bütün hayallerimin cenazesi kılındı, gömmek bana düştü. Şimdi ne geriye dönecek imkanım var , ne ayağa kalkacak hevesim.. Geriye dönüp bıraktığı yerden almak için elini uzatsa da , benim artık yarını görecek umudum yok...
Kuru bir teselliyi yüreğime yük etmedim. Sevdiysem çünküsüz sevdim, sebep te aramadım bahaneye de sarılmadım. Tutarsız tutarsız sevdim işte.
Sevecek mi diye de hiç arkama bakmadım. Gidişine elbette sarsıldım, çok geceyi uykusuz sabahladım, çok günü gece diye yaşadım ama hiç bir zaman sevgime gölge düşünmedim. Düşündeydim ; gölge olacak çok bulut gezinmişti tepemde , ama ben güneşi yüreğimden eksik etmedim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!