Baharım ararken düşen izlerim
Yolumu kışına bağlayıp gider
Gözünün renginde aşkım gizlerim
İçimde ırmağım çağlayıp gider
Ey şehlâ bakışlım gitme yabana
Zakkum bitiren yer; bahçe midir ki?
Gönül alan değer; akçe midir ki?
On beşin görmeden kaderdir dersen
Cayır cayır yanmak hakça mıdır ki?
Hasreti dağ olmuş, inmez düzlüğe
Ey şiirim!
Ballıca’ da gördüm seni
Mağaradan yüreğime yansıyan
Sevgili!
Eylül ıslaklığıyla açarken kapılarını
Âkitleşmiş sevdalılar gibi tutarsın ellerimden
Ben bir garip deliyim, divaneyim bil yeter
Tenhayım, gölgeliyim, viraneyim gül yeter
Gözlerime boşalan ırmaklar yorgun bu gün
Sevdasına kaynayan gözlerini sil yeter
Akar gök denizime, dağımda iz bırakır
Kalbimin tepesinde ihtişamlı ve dimdik
Akar içime doğru, suya kavuşur bozkır
Rüzgârına tutunup çağlar boyu sevindik.
Kırmızı rengine vurulduğum, ey!
Bembeyaz hilâlle durulduğum, ey!
Hangi el uzansa nefretle sana
Kırmaya hedefe kurulduğum, ey!
Sır tuttum içimde, gâyesinde sen
Dökülen şiirin pâyesinde sen
Adın ki ruhundur, her harfi masûm
Bahar çiçeği mi? Açan tebessüm
Adım yalnızlıktır, bilirim
Göçüp giden zamanlarımdan arta kalan
Aşk yolculuğumdan çöl havası eserken yüreğime
Yolumda divane çığırışları var
Kitaplar dolusu ağıtlar birikti gözlerimde
Ah omuzlarım ah!
Nasıl da taşırsınız beni, sırtınızda?
Aşarsınız benimle yokuşları
Her çağrıya kulak kesilip
Koşarsınız
Yıllardır
Ey yâr!
Göklerimi terk ederken o bahar gülüşlerin
İçimde büyüttüğüm çığlıklarımla
Ağrılı bir akşam kapında beklerken
Gözlerimi bırakmıştım peşinde
Ellerine kapansın diye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!