İnsanoğlu nankörlük etti Rabbine karşı
Debelenip duruyor kaybedince savaşı
O'nun ordularına baş gelinir mi hiç?
Ey kibir alâmeti! Şimdi al zehrini iç
Kulluğun hakikâti hatıra geldi bu gün
Ay yüzlümsün Çukurova’m, güneş gibi
Huzmelerin yüreğimde biriksin
Itır kokan her yaylana eş gibi
Eskimeyen şiirime liriksin
Ay bakışlım, şavkın vursun ovaya
Elem damlatırken zaman pınarı
Kanar yüreğim
Hüzün giyindirir çıplaklığıma
Harabeyim
Omuzlarımda çürük izi
Yakıyorum türkülerimi yeniden
Sancılanan hecemle şiirim adımlarım
Nice ahlar dizilir, peşim sıra, giderken
Gönlümün kapısında bekleşir, adamlarım
Yorulduğum gecemin şafağı, daha erken.
Dayanılmaz yazgılarım uzatır gecelerimi
Uykularım avaredir, düşlerimde üşürüm
Mevsimlerim gurbet getirir, karartır heceleri mi
Aşka susayan gecemde kiminle görüşürüm?
Hayat seni yormuş, dedem!
Tevekkül edersin, belli
Hesabı çok zormuş, dedem?
Gider miyiz, hoş amelli?
Haydi anlat, bunca yükü
Methin okurken rüzgâr
Beni yakan köz dedim
Var git dedi, sözün var
Yolum tutan güz dedim
Ey! Hayal şehrimin kelimeleri
Sizler, söz nehrimi besleyen damar
Bitmiyor şu gönlüm delirmeleri
Her gün yanağına inerken şamar.
Esince içimde deli rüzgarlar
Alıp savuruyor beni kendimden
Her gönüle ayrı ayrı uğrarlar
Ezilmişliğimi onla yendim ben
Sen
Adını koyamadığım
Arayıp ta bulamadığım
Gecelerimde ak düşüm
Hayra yoramadığım gülüşüm
Deli yanım!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!