Dumanın hasmıyım, rüzgâra dostum
Acı yudumlayıp içmektir kastım
Deli yüreğimi duvara astım
Boynuma kemendin taktım, gel de gör!
Yaylayı bürümüş garip dumanım
Göç yolunda turnam bitmiş dermanım
Töreler bağlamış vermez amanım
Ağlama sen bana el olan gelin!
Duvağında yaşlar sel olan gelin!
Dostun eli uzar, karşılık bilmez
Yollarımdan dikenleri ayıklar
Asildir o, her tarlaya ekilmez
Gece gündüz adımızı sayıklar.
Hamd ederek gir kapından
Bırak nadan baka dursun
Vazgeçme eski yapından
Yansın içinde, kudursun.
Arıyorum seni çiçek edalım
Ağlıyorum gönül yokuşumda
Arıyorum seni ter yürürken tabanlarıma
Bakışlarında ceylan gezen
Gitme uzak diyarlara sevgili!
Acımı salma dağlara sevgili!
Hiç yaşanmamış bir sevda
Ve bir masal anlatır gibi
Yürüyüp gidiyorsun benden uzaklara
Yokluğunda kayboldum, sis bürür umutlarım
Deniz aşkımdan sarhoş, hırçındır bulutlarım
Kuşatılmış yüreğimden tüten; hüzün kokusu
Gönlüm ocağın yakan uzaklığın korkusu
Bahçelerim seni bekler bülbülüm
Ahengine kokusunu sür de git
Öpüp kokla, açmıştır gonca gülüm
Kader deme, mahşerini dür de git
Çöller yeşertirim, arkımda ki sen
Bu yol! İçimdeki ülkeme gider
Her gün taşır beni, asla öf demez.
Nice uzaklarım hep yakın eder
Başın öne eğip sesin yükseltmez
Ey benim korkularım!
Korkularım ağlatan şarkılarım
Kısarak sesim
Kasarak nefesim
Çağırırım yeniden yârinden öksüzleri
İçimde yurt edinsinler diye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!