Bahçelerim seni bekler bülbülüm
Ahengine kokusunu sür de git
Öpüp kokla, açmıştır gonca gülüm
Kader deme, mahşerini dür de git
Çöller yeşertirim, arkımda ki sen
Aziziye Mecidiye burdadır
Dadaş gibi vefa, aşkı yurdadır
Gece gündüz Rabbine huzurdadır
Edep onda, ar rengiyle kar bizim.
Neden böyle susuyorsun, Müslüman?
Mecusiler boğazlarken yavrunu
Kan kusuyor Halep'te eh-li iman
Kalk ayağa! Göster artık tavrını
Necis, mel-un, kötülüğün sahibi
Bu yol! İçimdeki ülkeme gider
Her gün taşır beni, asla öf demez.
Nice uzaklarım hep yakın eder
Başın öne eğip sesin yükseltmez
Al bayrağın rüzgârı akarken göğe, hürdük
Düşmanları alt edip karanlığına sürdük
Birliği ve dirliği imanımızla ördük
Ceddin emanetini alın yazımız gördük
Al bayrağın rüzgârı akarken göğe, hürdük
Düşmanları alt edip karanlığına sürdük
Birliği ve dirliği imanımızla ördük
Ceddin emanetini alın yazımız gördük
Muhabbet diline kulak vermeli
Varıp anda gönüllere girmeli
Fidanlar dikelim aşkla emekle
Yurdum gül-i gülistana dönmeli
Bana
Peygamberler şehri, ezeli vatan
Makamı İbrahim, kalbimde atan
Hazreti Eyüp’tür sabrımı tutan
Gönlüme gel eden elden utandım
Ay dolanır, gecem ışır, yaşından
Gözlerimi damlatan
Resmine dönüp baktım
Saçlarımı ağartan
Mevsime gül bıraktım
Bir yanık ses duyulur
Her hâliyle serpiştirir içimize, kıvılcımlar demeti
Ardında saklı duranlar ne bilsin bu soluk kesen daveti!
Takvimler dolusu zamanlarından bembeyaz sayfaların var
İlgi bekler her bir cümlen, şu kaygan olan zeminde, zaman dar
Cân parem ol derken şair, sevda burcunda ki bekleyişleriyle
Ey yâr! Mısra mısra, hece hece, kapın bekler deyişleriyle.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!