Mektebimsin, müptelayım aşk, sana
Eskimeyen her ne varsa, sendendir
Yüreğimle yükselttiğim köşk, sana
Menzilimde duran yârsa, sendendir
Mecnunum, intizarımda sen varsın
Bir aşk taşıyorum ben,
Sırtıma en güzel yük!
Ey sevgili! Bana sen,
Gözlerinden beni dök.
Beden ihtiyarlamış
Sızıyor bütün damlar
Güz yılların karlamış
Gözlerinden yar damlar
Yüreğimi serpiştirip
Kapatırım dehlizleri
Yârin gözlerine girip
Ağlatırım denizleri
Bulanmasın diye gözem
İlk Söz:
Muhtaçlığım varlığını arar, garip bir yüzle
Nasip-dâr olmaya cemâline gece gündüzle
Daim çağır, çaren O! Dert ehline derman gerek
Ol eşsiz sanatkâra varıp eğriliğin düzle!
Gözyaşlarım akıntısı sel gibi
Ummanları besleyecek ırmağım
Daha dün ses veren, şimdi el gibi
Aşk yolunu aydınlatan çerağım
Gecenin koynuna yol alır gibi
Bazen yürür gider, bazen yayayım
Aşkın Yûsuf’uyum, kuyunun dibi
El uzat, çıkar ki kölen olayım
Aşkın gözlerine bakış olursan
Gördüğün manzara ürkütmez seni
Gerçeğin yoluna kalkış olursan
Düşen adımların eskitmez seni
Eskimeyen ben
Kapıların tokmağında tak tak ağlayan ses benim
Aşkın muhacir yüzünde sevgiliyedir seferim
Koyu karanlıktır çöken, ona akan yollarıma
Her adımım sabır çeker, Hızır girmiş kollarıma
Kapında avuç avuç açılsam sana
Mısralarım birikir ellerimde
Yüz dilim olsa; saçılsam sana
Ferahlarım, kalmaz kir ellerimde
"Eskimeyen ben"




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!