Sevgi
En güzel taçtır
Sevgiliye giydirilen
Sevda
Kutsal bir amaç
Rahmani bir mektepten okunarak
Simsiyah resimlerle karalanan evinin
Saklı duran baharı boy verecek ansızın
Kuşatılmış rüyası necât bulur, sevinin
Tûvâli dünya olur, sığmaz oğul ve kızın.
(myg)
Şiir gibi bir adam vardı
Mısralarında saklardı sevdiklerini
Ömrü tükenirken boş sokaklarında
Beklediği kaldırımlardı derdini seslendiren
Şiir gibi bir adam vardı
Yâr!
Kitaplar dolusu yazdığım sensin
Bütün ezberlerim bozduğum sensin
İçimden mısralar dizdiğim sensin
Şu billur köşk kimindir, hangi aşkın türbesi?
Dervişân bir bakışla yüreğim pâyelenir
Ayın on dördü müdür? Şiirin melikesi
Çevirince gözümü yüreğim parelenir
İçimde biriken kelimelerimin kapısını çaldım
Buyur ettiler, karşımda durur cümlesi
Yüreğimin pır pır ederken sesi
Edep süsüyle bezenmiş divanlarına
Hediyeler sunmak üzre zaman yolculuğumdan
Son bir selam veremeden
Sükûtu mu seçtin yâr?
Üç beş kelâm edemeden
Üstüm basıp geçtin yâr
Soylu Nöbet
Sevgili!
Gönlümün dünyasına daldım yine derinden
Kırmızımsı bir hüzün akıyor gözlerimden
Ağla sessizce, tenhalarına sarılarak,
Serencâmın hâl için, yâr kapısın aşındır.
Bu yol ki yürünmez, yüreğine darılarak,
Topla göçe kuşların! Bu gelen son kışındır.
Sisler yollarımı aşkın, bilirim!
Ağır yük değildir sırtıma binen
Sisler dağılmadan gelsen ölürüm!
Yaralı ceylan dır dağımdan inen.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!