Duygularım harap, yorgun haldeyim
Aşkın tuzağına düştüm, yerdeyim
Eski hikayede, kırgın dildeyim
Gözlerinden esen yel yutar beni
Kalbimin damında korku izleri
Sen geldin
Bozgunumu, vurgunumu getirdin
Kurak iklimini, bir çöl soğuğunu
Ve kalbimin zindanına terk ettiğim
Gül kokunu getirdin
Anlamış değilim insanoğlunu
Kuşku denizinde çırpınıp durur
Çaresiz zannedip bekler sonunu
Kahreden acısı dağları bulur
Bohçalanmış bekleyen dilekler için
Taşırken yılları sırtımda iz’ler
Anlatır, hayatın darağacını
Dökülen damlalar yüzümde gezer
Doldurur gönlümün dağarcığını.
...................................................................................................................................
Bu gün yoksun
Gün yok
Karanlıklar benimle
Ay bakışlım gel, muştula yollarımı
Gözlerimi yollarında kaybettim
Bulamıyorum
Masallara konu olan sevdamsın
Aşıkların sonu olan sevdamsın
Rüya gemisinde saklarım seni
Hayatımın donu olan sevdamsın
Susmak benim tek kusurum bilirim
Gizliden gizliye sevda sürünmek
Çözümsüz düşlerin habercisidir
Pervasız geceden yâre görünmek
Titrek tavırların tam ercesidir
Dilin yitiğidir yaşanmayanlar
Şiir ruhlu bir adamım, ben
İçimden dağlar yükselir
Çıkarım yamaçlarına her gün
Ruhum aşkın peşinde, nefesinle
Sen olmadan topladığım bağımdan
Yalnızlık pençesinde kıvranırım
Gözlerinle duman inmez dağımdan
Adınla dilim dilim doğranırım
Eskimeyen ben
Ay yanar alev alev, içimde sen yoksun
Yabana düştüm bu yerde, yollar dikenli
Şimdi hayat ağır ve zor bir de sen yoksun
Evim çorak, gelenim yok, kullar dikenli.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!