Ümit duvarımı yıktın gül ile
İdam fermanımı verdin dil ile
Bitirdin ömrümü savurdun yele
Gözlerimde resmin dürüldü bu gün
Güllerim dikenle sarıldı bu gün
Haydi Git!
Haydi git!
Gözlerin bırakma bende
Saatler nefrete doğru çekilir
Dağılmış hayaller suskun nedende
Palandöken, gözleridir bu şehrin
Bu şehrin donanmış çeyiz sandığı
Ümit kervanından kokular gelir
Erlik meydanına açılan kapı
Beklenen düğünün ayak sesidir
Bir düş yumağıdır
Mihnet etme düşmanının eline
Derdini Mevla'na açsan olmaz mı?
Aza kanaati koy ameline
Duanı gönlünden saçsan olmaz mı?
Ar etmeden ol nefsine dur eyle
Gönlümün sınır boylarında mevzilendim
Gül sürerim namluya
Yar!
Örümcek örüyor ağın
Bağrı açıktır toprağın
Daldan düşmeyen yaprağın
Arzusu sevdaya doğru
Bahçıvan yüklensin emek
Yokuşlar; hakikat yolunda her an
Çileyle aşılan mesafelerdir
İnsanlık uğruna dönüyor zaman
O anı yaşatan ne kutlu erdir!
Yokuşlar; bitirir öğretileri
Meyil vermem senden başka yâre ben
Dert ki; benim, en onulmaz yara, ben
Kurban olam hapsolduğum yere ben
Gelmedin yâr, gelmedin yâr, gelmedin
Yüreğimi mevzi yapıp, tutuyorken nöbetin serhaddimde
Suskun şehirler bakadururken ardında hecelerimin
Aniden uğultulu bir ses, uzaklardan geceme düştü
Bu gelen, bozuk bir niyetin habercisiydi
Göklerimde uçan kuşlar
Salmayın ayrılık ipini yüreğime
Almayın içimdekini
Solmasın kalbimden yare dokunuşlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!