Ceylan gezen dağlar benim yurdumdur
Aşk uğruna yol tutarım, ardımdır
Nehirlerim boşaltıp doldururum
Itır kokan bahar, benim virdimdir
Gözlerinden akan yaşlar yıllarının güzündendir
Ağarmış ol cümle saçlar yar dediğin yüzündendir
Hüzün sarmış dört biryanın, geçmişe yoktur diyetin
Yol yorgunu bakışların, dağ ve tepe, düzündendir.
Ey gönlümü güdenim!
Yol yorgunu mısralarımla geldim sana
Tut ellerimden
Adınla dol sayfalarıma
Seninle aydınlığa süsleniyorum
İçimde susmayan kelimlerimle
Gam çölündür, aşmak için yol gerek
Aşk hamurun yoğurmaya kol gerek
Kıvamına gözyaşındır, bol gerek
Yorulmazsan barın baha eder mi?
Dibe vurmuş her gönüle el gerek
Yüreğimde öten kuş, İrem der başka demez
Bilinmez zamanların içinden geçer gider
Hayretlere düşüren hayali var, bilinmez
El verir muhabbete, sevdasın seçer gider
Gece ve gündüzümü dört mevsime bağlayıp
Yüreğimde sevdan dağ gibi, yârim
Palandöken neşve toplar yüzünde
Bar tutuyor gece ve gündüzünde
Ilgıt ılgıt toprağıma esersin
Yüreğimin geçitlerin kesersin
Yüreğime
Yüreğim, ne oldu sana böyle?
Kim vurdu sana, söyle?
Vurgun olmuş gecelerin üstüme üstüme damlar
Musluğu sökülmüş çeşme başında
Suyu bekler gibi bekledim seni
Dalları kurumuş öksüz vatanda
Çilemin üstüne ekledim seni
Kurak toprak, gözyaşını beklerken
Yüreğimde yokuşların mührüsün
Gözlerime dolan sevda nehrisin
Bekleyişim nedenisin, mihrisin
Bitkinliğim senin olsun sevgili
Zan, yükündür, kelepçeyi takarken
Selam sana Mehmet'im!
Aşkın ocağından, şefkatin eli
Sabahların kalbe dokunan yeli
Geceleri korkutur yollarına düşen izlerin
Azgın fırtınalarda sığınağısın denizlerin
Ey sıcaklığına sokulduğumuz, korkusuz nefer!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!