Ah şu Sinop elleri,
Hasret yüklü yelleri..
Sinop’un güzelleri,
Hem asri, hem şık olur.
Ah anam, anam, anam,
Neden küreyi arzı dert sarmış basak, basak?
Ne çıkar gerçekleri araştırsak, kavrasak!
Mademki, insan doğduk insan gibi yaşasak.
İnsan, insan olmadan asla millet olamaz;
Milletten yoksun devlet asla baki kalamaz!
Yeni zam listesi yine postada;
Yan gelip koltuğa yatma Orhan Bey.
Sözüm yalnız sana değil ortada,
Namı-hesabına katma Orhan Bey.
Gitmese de vatandaşın hoşuna,
Bahtım gecelerden almış rengini,
Bu yüzden karalı, karalı imiş.
Bir türlü bulamaz gönül dengini,
Hayatın değişmez kuralı imiş.
Biraz farklıysa da malum detaylar,
Alçağa kuş bile yuva kurmuyor,
Düşün yavrum düşün ağlar gibi ol!
Bir zerrecik buhar yerde durmuyor,
Taçlara renk veren tuğlar gibi ol!
Bu gün bir çocuksun yarın büyürsün,
Kardeşe, kardeş tuzağı,
Kim kuruyor, kimin için?
Öküz altında buzağı,
Kim arıyor, kimin için?
Eğelerken satırını,
Ne zaman yağmur yağsa; damlaların sesinde,
“Mutlu bir Cuma günü” dillenecek sevgilim.
Bir yuva kursak bile.. yılların ötesinde,
Bu şiir dilden dile söylenecek sevgilim.
Ne zaman yağmur yağsa; sevgiler yüreklerde,
Yokluğunda arıyorsam,
Başka çarem var mı sanki?
Bulunca da kırıyorsam,
Başka çarem var mı sanki?
Melül mahzun bakıyorsam,
Son bir defa olsun buluş benimle,
Son defa yüzüne bakar giderim.
Son bir kere olsun konuş benimle,
Olmazsa boynumu büker giderim.
Beni bir kez olsun dinle ne çıkar?
Hasret yüreğimde bir demet gül’dür,
Solacağı zaman meçhul olsa da.
Her yangın yerinde kalacak kül’dür,
Söneceği zaman meçhul olsa da.
İnan ki arkadaş yaram çok derin,




-
Mehmet Getizmen
-
İdris Akmetin
-
İdris Akmetin
Tüm YorumlarDizelerini zevkle okuduğum bir ozanımız. Akıcılık, ahenk, duygular; ustaca işlenmiş bir dantel güzelliğinde. Kutluyorum değerli ozanımızı.
Kıbrıs da aynı kırk, yıldan beriye,
Kerkük’ten bir ağıt kaldı geriye..
Kırmızı çizgiler döndü griye;
Şark’ın ihmalini gel de gör Atam!
Sevr’in artıkları suçlar Lozanı,
Ne idraki mümkün ne de izanı..
Hele Güneydoğu cadı kazanı,
81 İl’ini gel de gör Atam!
Kıbrıs da aynı kırk, yıldan beriye,
Kerkük’ten bir ağıt kaldı geriye..
Kırmızı çizgiler döndü griye;
Şark’ın ihmalini gel de gör Atam!
Sevr’in artıkları suçlar Lozanı,
Ne idraki mümkün ne de izanı..
Hele Güneydoğu cadı kazanı,
81 İl’ini gel de gör Atam!