Göz göze gelince bir anlığına,
Karışıp gecenin karanlığına,
Yürüdük kumsalın fidanlığına,
Bir dönülmez yolun yolcusu olduk;
Biz bu mutluluğu sahilde bulduk.
Yine ıssız gecenin koynunda özleminle,
Hep seni arayacak ellerim biteviye.
Karanlık duvarlara akseden hayalinle,
Hep sana ağlayacak gözlerim biteviye.
Ne zaman doğduğum belli değil ki,
Burçlara, fallara inanmıyorum.
Öncelikle şunu çok iyi bil ki,
Vefasız kollara inanmıyorum.
Seninle doğmuştum bir yaz gününde,
Bu nazlı gelinin kutsal başından,
Gelinlik verilmez, duvak verilmez!
Deryasından, toprağından, taşından,
Candan gayrı hiç bir adak verilmez!
Biz çağları böle, böle geliriz;
Bu gün bir anda kül oluyorsa milli servetler;
Mahvının yegâne müsebbibi şahsi gafletler..
Eğer bu gaflet halkaları uzarsa günbegün;
Haritadan silinmeye mahkûmdur bu milletler.
Aralarsan, göreceksin tarihin her sayfasını;
Hangi damardan olursa olsun,
Karşıyım dökülmesine kanın.
Karşıyım vakitsiz göçüşüne,
Ağaçların, hayvanların, insanların;
Ve karşıyım kıyımına bütün canlıların!
Sevmek ne kadar acı bir kelime olsa da,
Telaffuzu nasıl da hüzünlü dudaklarda.
Her yanım yakutlarla, zümrütlerle dolsa da,
Gönlüm yine de öksüz sensiz bu sokaklarda.
Sen kahrıyla ağlarken bu acı deryasında,
Dili olun Münevver’in,
Bu olayın izi derin;
Şu katili ele verin!
Neredesin ey adalet?
Bir an önce tecelli et!
İşte geldik gidiyoruz,
Ömrümüzün son demi bu!
Bundan sitem ediyoruz,
Ne yapalım elde mi bu?
Böyle işte ihtiyarlık,
Bırak körün elindeki asa’yı,
Kırılmaz, kırmaya değmez arkadaş.
Sorma, vicdanından adil yasa’yı,
Sorulmaz, sormaya değmez arkadaş.
Tabip ehli değil ise işinden,




-
Mehmet Getizmen
-
İdris Akmetin
-
İdris Akmetin
Tüm YorumlarDizelerini zevkle okuduğum bir ozanımız. Akıcılık, ahenk, duygular; ustaca işlenmiş bir dantel güzelliğinde. Kutluyorum değerli ozanımızı.
Kıbrıs da aynı kırk, yıldan beriye,
Kerkük’ten bir ağıt kaldı geriye..
Kırmızı çizgiler döndü griye;
Şark’ın ihmalini gel de gör Atam!
Sevr’in artıkları suçlar Lozanı,
Ne idraki mümkün ne de izanı..
Hele Güneydoğu cadı kazanı,
81 İl’ini gel de gör Atam!
Kıbrıs da aynı kırk, yıldan beriye,
Kerkük’ten bir ağıt kaldı geriye..
Kırmızı çizgiler döndü griye;
Şark’ın ihmalini gel de gör Atam!
Sevr’in artıkları suçlar Lozanı,
Ne idraki mümkün ne de izanı..
Hele Güneydoğu cadı kazanı,
81 İl’ini gel de gör Atam!