Nasıl geçti yıllar? Nedensiz sormam,
Büyümek istemez çocuksu ruhum! ..
Kafam çok karışık, sebepsiz yormam,
Bu yükü çekemez çocuksu ruhum.
Büyümek istemez, hala çocuğum! ...
Bu kinin kaynağını zannetmeyin sebepsiz,
Nevri döndü adamın sanki Türk’ü görünce!
Aslı belli olmayan, olmuyor mu nesepsiz?
Zıvanadan çıkıyor, kimliğini sorunca,
Cin çarpmışa dönüyor, aslım Türk’tür denince!
Şöyle biraz gezdireyim sizleri
Dağlar rengârenk olur güzleri
Seyre dalar alamazsın gözleri
Cennet vatan, son yurdum, Anadolu’m.
Dertli çalar ozanları, sazları
Bastığın toprağa iyi bak kimin?
Küllenen yarayı azdırma bana! ..
Kardeş kavgasına etmişken yemin,
Ettiğim yemini bozdurma bana,
Tarihi yeniden yazdırma bana! ..
Eleştiri pek kolay bir çözümün yok ise,
Eleştiren zevk duyar şakşakçısı çok ise!
Bozkurtların içini paralayan od nedir?
“Çözümü sunulmayan eleştiri fitnedir! ” (A.Türkeş)
Dikeni batsa da, yansa da canım,
Dost elinden gelen gülden usanmam…
Yaratmışsa Mevla’m, madem insanım,
İnsan için dönen dilden usanmam…
İnsana bakarken, yürekten bakın,
Her şeyi o bilir, her şeyi yapar,
Kurulur koltuğa, yan gelir yatar.
Fırsatını bulsa vatanı satar,
Sızlar mı vicdanı soysuz olanın?
Yüreği yanar mı kansız olanın?
Tıka basa doldursan da keseni,
Cebi yok kefenin belinde gardaş,
Hepsi benim desen alsan hisseni,
Kalmasın gözlerin malında gardaş...
Dünya malı ateş, sarmasın seni,
Körpecik beyinleri dumanımla tavlarım,
Dinlemem hiç amanı hazırlarım ölümü!
Erkeklik şartı diye yalanımla avlarım,
Gençler bana kandıkça harmanlarım külümü,
Dinlemem hiç amanı hazırlarım ölümü!
Açtım ellerimi, döndüm yüzümü,
Biçare kullara şifa ver Tanrım.
Dertler senden gelir, sende çözümü,
Dermansız dertlere şifa ver Tanrım.
Hayır da sendendir, şer senden gelir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!