Geçen zaman geri gelmez,
Gelecekse belli değil.
Yaşar mıyız kimse bilmez,
Yarınımız belli değil.
Dönüp şöyle kendine sor,
Devlet malı deniz deyip yiyenler,
Domuza ders vermek, benim meselem.
Mânâ nedir, her şey madde diyenler
Cehle karşı durmak, benim meselem...
Nice yoksul, nice yetim yurdumda,
Açıldı meclisim Sayın Vekilim,
Oraya gidince beni temsil et! ..
Gafille bir olup deme açılım,
Halkı değil halkı, beni temsil et!
Meclise girince Türk’ü temsil et! ..
Adam gibi adam değer saygıya,
Özünden sapana bey mi diyorsun?
Öyle dalmışlar ki derin uykuya,
Gafletten yatana bey mi diyorsun?
Görmez misin? Mubah sayıp her yolu,
Aslında rüzgârlar tersten esiyor,
Sürünün önünü örtüyor Bey’im!
Gurupta herkesi asıp kesiyor,
İhtirasın seni dürtüyor Bey’im!
Ağustos böceği çalar sazını,
Bunca ağır yükü yükledin bana,
Sevene sıkıntı verilmez Beyim...
Derdinin ilacı yar’dır insana,
Dermansız yaralar sarılmaz Beyim…
Kara sevda bir kez gelmesin başa,
Bu dünyaya gelen insan,
İlelebet kalmış mıdır?
Hala konup göçen insan,
Aradığın bulmuş mudur?
Yaratmış ki kul ol diye,
Kararsız, tutarsız olduğum zaman,
Fermanım ol, beni bırakma Ya Rab!
Çözümsüz, çaresiz kaldığım zaman,
Dermanım ol, beni bırakma Ya Rab!
Acizim; divane, biçare kulum
Dikeni batsa da, yansa da canım,
Dost elinden gelen gülden usanmam…
Yaratmışsa Mevla’m, madem insanım,
İnsan için dönen dilden usanmam…
İnsana bakarken, yürekten bakın,
Tıka basa doldursan da keseni,
Cebi yok kefenin belinde gardaş,
Hepsi benim desen alsan hisseni,
Kalmasın gözlerin malında gardaş...
Dünya malı ateş, sarmasın seni,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!