Ana kutsal bir varlık, varlığın kaynağıdır!
Canından can verenim, hayatın membaıdır…
Tırnağına taş değse, o ciğerden hisseder!
Aklından çıkarmaz hiç olsa da ömrü heder…
Mayası, hamuru gurur olanın,
Ağzındaki dönen dil’den anlamam…
Kibir çiçeğinden dolan kovanın,
Merhem olsa polen, bal’dan anlamam…
Nefsini nefsimden üstün görenin,
Dostuna layık görmüş atfedilen sözleri,
Aynadaki gördüğü dostun kendi gözleri…
Atfettiği sözlere bir cevap bulamadım,
Saydığı sıfatlara muhatap olamadım…
Altaylardan gelir bizim soyumuz,
Boy, boy ayrılsak da birdir huyumuz
Türklük bedenimiz, İslam ruhumuz,
Böyle bir milletin evladıyız biz…
Türk- Kürt diye bizi ayıramazlar,
Ne telaşlar başlardı köyde bütün evlerde,
Bilirdim ki o zaman köye Bayram gelecek! ..
Herkesler toplanırdı kalmaz gurbet ellerde,
Dedeler torun bekler eve Bayram gelecek! ..
Bir ay önceden başlar neşe güzel telaşlar,
Geçen zaman geri gelmez,
Gelecekse belli değil.
Yaşar mıyız kimse bilmez,
Yarınımız belli değil.
Dönüp şöyle kendine sor,
Devlet malı deniz deyip yiyenler,
Domuza ders vermek, benim meselem.
Mânâ nedir, her şey madde diyenler
Cehle karşı durmak, benim meselem...
Nice yoksul, nice yetim yurdumda,
Açıldı meclisim Sayın Vekilim,
Oraya gidince beni temsil et! ..
Gafille bir olup deme açılım,
Halkı değil halkı, beni temsil et!
Meclise girince Türk’ü temsil et! ..
Adam gibi adam değer saygıya,
Özünden sapana bey mi diyorsun?
Öyle dalmışlar ki derin uykuya,
Gafletten yatana bey mi diyorsun?
Görmez misin? Mubah sayıp her yolu,
Aslında rüzgârlar tersten esiyor,
Sürünün önünü örtüyor Bey’im!
Gurupta herkesi asıp kesiyor,
İhtirasın seni dürtüyor Bey’im!
Ağustos böceği çalar sazını,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!