Eleştiri pek kolay bir çözümün yok ise,
Eleştiren zevk duyar şakşakçısı çok ise!
Bozkurtların içini paralayan od nedir?
“Çözümü sunulmayan eleştiri fitnedir! ” (A.Türkeş)
Rahmetle sulansın toprağın senin,
Çiçekler yeşersin dağında Gardaş…
Misk-i Amber koksun yaprağın senin,
Cennet yeli essin bağında Gardaş…
Dolar mı hiç yerin? Beysin, paşasın,
Fikir yürümüşse kulun yüzüne,
Felaket sebebin uzakta değil!
Kibir bürümüşse onun özüne,
Felaket sebebin uzakta değil!
Kalpteki od’unda har ise gurur,
Neyim varsa paylaştınız benimle,
Düğün, dernek kaynaştınız benimle,
İlk fırsatta sırnaştınız benimle,
Kahpelik yaptınız yine kahpelik,
Kahpenin niyetin bilmek farz oldu…
Elveda demedin amma,
Sanki hasret kaldım sana,
Reva mıdır bunlar bana,
Ayrılık öldürür beni…
Bilinecek mi kıymetin,
Kaleme hükmedip yazdığın eli,
Veren Yaradan’a gel de şükretme!
Her türlü kelamı söyleyen dili,
Veren Yaradan’a gel de şükretme!
-Mevla’mıza kandık, Elhamdülillah!
-Şüphesiz inandık, Amentü billâh!
“İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUN”
(Şüphesiz ki, biz Allah’tan geldik, geri O’na döneceğiz.)
Faydası yok kimseye ne canın ne cananın,
Her şey aslına döner emridir Yaradan’ın…
Varlığından bihaber yaşarsanız dünyanın,
Gönül bu, ne söz dinler ne de ferman,
Sus demekle onu susar mı sandın?
Dizlerin titrese, kalmasa derman,
Eleği duvara asar mı sandın?
Göz ile değildir onun gördüğü,
Gönlüme girip de kalbimi çalan,
Sen benim kalbimin hırsızı mısın?
Gözümü karartıp, aklımı alan,
Sen benim kalbimin hırsızı mısın?
Bu tatlı canımdan soğutma beni,
Zürriyetsiz tohumun çok olsa da hüneri,
Zannetme ki çok yaşar unutma herkes ölür…
Asırlarca yaşasa tomruk olur değeri,
Aylar döner, yıl şaşar unutma herkes ölür,
Kimileri toprağa, kimi kalbe gömülür…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!