Başka mahallede doyan horozun,
Gaydalı ötmesi mümkün değildir…
Yal verenin sesin duyan horozun,
Tavuğu gütmesi mümkün değildir…
Gursakta ellerin yemi var ise,
GAYRET VE KIYMET
“Bütün gayreti karnına giren şeyler için olan kimsenin kıymeti de karnından çıkan şey kadardır.”
İmam Gazali
Narıyla afakta güneş doğarken,
Her anı bin yıla bedel saydığın,
Geceyle haşrolan dün geçmedi mi?
Sabahın fecrini ödül saydığın,
Yüceyle neşrolan gün geçmedi mi?
Geceyle haşrolan dün geçmedi mi?
Ömrünü adamış, gönlünü vermiş,
Varını, yoğunu, önüme sermiş,
Cehalete karşı, göğsünü germiş,
Geçmişim, geleceğim, Öğretmenim...
Hizmeti, aşk ile yapmak kaygısı,
Müjde verdi melekler, Âlem-î Cihan için,
Yaratan’ın Habib’i, Resul’ü Zi-şan için!
Nurlandı yerler, gökler; O, dünyaya gelince,
Kul kalbine nur doğdu, rahmete nişan için!
Müjdeyi alır almaz çiçekler ala döndü,
Dipsiz deryalarda daldığım zaman
Sonsuz hülyalarda kaldığım zaman!
Cürmü rüyalarda aldığım zaman,
Coşarak geleyim, el eyle Ya Rab!
Beni de evine gel eyle ya Rab!
Bir günü bir yıla saydık,
Yine Bayram gelir m'ola?
Kolu kula dolasaydık,
Yine Bayram gelir m'ola?
Mis kokular tüttü bize,
(Atışma Debenesi)
Uzatmış bu çırak eli dostlara,
Develi, Kirmani, Veli dostlara,
Ne kadar var ise Deli dostlara,
Selamı gönülden veriyor peşin...
Kumaşı dokunmuyor her tarakta insanın,
Bu kadar da saf olma, şu safları gör artık!
Bir tarafta sen varsın, bir tarafta düşmanın,
Ey Türk! Tercih senin, ver kararı ver artık!
Vatana göz dikenin, ser postunu ser artık!
Uyma nefsin emrine, zararda ziyandasın!
O ki şeytana köle, sen ona payandasın…
Ey gönül, dinle beni; henüz fırsat eldeyken,
Her sözüne sahip çık, söz sırası eldeyken,
Bir demeden bin düşün daha kelam dildeyken,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!