Mehmet Halil Şiirleri - Şair Mehmet Halil

Mehmet Halil

Dünyayı kuşatan sonsuz karayollarına veya demiryollarına baktığımızda, Biz o sonsuz gerçeği sekiz on kilometre sonra bir nokta olarak görmeye başlarız…
Denizi görmeyen birisi, ilk gördüğünde karşıdaki yakada dağları, binaları da görebileceğini hayal eder, ama silik bir maviden başka bir şey göremez…
Çocukluğumuzda ufuk çizgisini dünyanın sınırı olarak tahmin ederdik ama öyle olmadığını nice sonra öğrendik…
Ayın veya gökkuşağının altından geçmek için arkadaşlar arasında iddia edip koşturduğumuz ve kan ter içinde kaldığımız az mı?
İşte bunlar göreceli olarak tanıdığımız dünyayla ilgili… Görsellikle bilimsellik arasındaki yaşadığımız aldanışlarımız…
Görselliklerin aldatıcı güzellikleriyle avlanmaya hazır yaratıklarız…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Doktorun varlık nedeni hastalıklar
Kim karşı gelebilir varlık sebebine?
Ortamı uygunsa güçlenir mikroplar
Kökü kurutulmaz, ilaç vermekle.

Paylaşım üzerine kurulmuş sistem

Devamını Oku
Mehmet Halil

İki düşman, bilim, ve cehalet…
Yoksulları, işçileri zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi yoktur’’ işte onun için ellerindeki tek şeyi de kaybetmek istemezler…
Cahillerin cehaletlerinden başka kaybedecekleri bir şeyleri yoktur. Bu yoklukları sayesinde karın tokluğuna da olsa çalıştırılırlar. Savaşlarda ölüme sürülürler. Edinebilecekleri en ucuz silah bilimdir. Barış istedikleri için bilgi silahını ellerine almazlar. İşte o cehaletlerine sımsıkı sarılırlar ve okumazlar.
Cahilliğe karşı zafer kazanmak için; okuyanlar tıkanır hapishanelere, neden diye sorulmaz. Çünkü bilgi silahına sarılmışlardır. Bilmezler ki bunun da ağır cezaları vardır. Ama orada da en yakın dostları kitaplardır. Yalnızlığı yenmek için de o kitaplar koşar yardımına… Tabi içeri sokulabiliyorsa…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Çalgıcı takımına hayranlığımızdan
Düdükle yatıp kalkmaya alıştığımızdan
Düdükler ve düdükçülerle haşir neşir oluyoruz
Yatıp kalkmak gibi her halimiz…
Düdükçümüzü ‘kendimiz’ seçiyoruz.
Ne kadar da çok oluyor düdük adayları

Devamını Oku
Mehmet Halil

Çukuru tepeye borçluyuz, çukur olmadan tepe, tepe olmadan çukur olmaz. Geceyi gündüze borçluyuz, gece olmadan gündüz, gündüz olmadan gece olmaz. Beyazı siyaha borçluyuz, siyah olmadan beyaz, beyaz olmadan siyah olmaz. Velhasıl her şeyi kendi zıttına borçluyuz. Zıttı olmayan hiç bir şey olmaz.
Varlıkları var eden karşıtlarıdır.
Var olan her şeyi yokluğa borçluyuz. Yok olan her şeyi tarif etmek, tanımlamak imkansız. Evren var olduğuna göre, öyle büyük bir yokluğa borçluyuz ki evrenin varlığını, tarifi imkansız, tanımı imansız bir yokluk. Yokluğun yalnız adını koyabildik. Tanrı. Tanrı yok olduğu için; Evren var, biz varız. Varlığımızı o yokluğa borçluyuz. O yok olmasaydı biz yok olurduk. Yoklarımızı gidermek için, yokluğa açtık avuçlarımızı, Yokluğunla bin yaşa Tanrım.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Mum gibi, göremez olduk yakın komşuları,
AKP’nin ABD’den başka komşusu var mı?
Görmemiş, kendinden ibaret sanır vatanı
Komşulardan ötede her bir aile efradı…
‘’sıfır sorun! ’’ bölgede canlıları sıfırlamak mı?
Kurt saldırıya hazırlanınca,

Devamını Oku
Mehmet Halil

Ağaçlar arasına kondurulmuş,
Ortada masa, etrafta oturaklar.
Zemin çimlerden halı olmuş,
İçi bomboş, hani nerde insanlar.

Etrafını, kabaklar yaseminler sarmış.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Hıyar yiyorum diye
Beni hıyara benzetiyorlar
Bir an için üzülüyorum
Bal yerken, neden bala benzetmiyorlar?
Derin derin düşünüyorum!
Küçük insanlar, diğerlerini küçümser

Devamını Oku
Mehmet Halil

Öldürme sanatıyla övünen millet
‘En büyük asker bizim asker’
Ne hallere düşürüyor cehalet
Yine; Osmanlı ile övünürler,
Devşirmeler ve paralı asker.
Hizmete göre kan gurubu da

Devamını Oku
Mehmet Halil

Sayın devlet yöneticilerimiz,
Türbanın, hayatımızın her alanında, çağdaş kıyafet olarak kabul edilip yasallaşmasına ve en kısa zamanda kayıtsız şartsız uygulamaya konulmasına, gönülden destek veriyoruz.

İnanıyoruz ki, (inanmamak en büyük gafletimiz olur..) Türbana verilen özgürlük, malın bir yongası olan canlarımıza verilen özgürlük olacaktır.
böylece, özgür bir nesne olan türbanın özgürlüğüne gıpta eden kadınlarımız, onun çatısı altına sığınacaktır. Her sığınmacıya bizim gönlümüzün kapıları açıktır. Kadınlarımıza açılan bu geniş kapı sizleri kaostan kurtaracaktır.

Devamını Oku