İki saatlik yolculuk çekilmiyor, boş boş otururken
Çekilmiyor her gün belediye otobüslerinde,
Başkaları, güzel gözlerde derinliklere inerken
Ben de, yormayacak bir kitap alıyorum elime
Okumaya başlıyorum, koltuğa bir güzel yerleşince.
Her seçim öncesi
‘’Düzen değişecek! ’’ diyorlar
Her seçimden sonra olmasa da
Düzen değişiyor bazılarında
Ama değişim olmuyor
Düzülenler tarafında…
Başımı avuçlarımın arasına almış düşünüyorum. Düşünmek yetmiyor, insanın da görmesi gerekiyor düşüncelerinin zenginleşmesi için. Hayatın karmaşası içinde, sorunlara doğru çözüm bulabilmenin, ne kadar çok şey görmesi gerektiği, ne kadar çok istihbarata ihtiyacı olduğu çok açık…
Brett’in, parti şiiri geliyor aklıma, oradaki binlerce göz… Yine düşünüyorum. Brett, Bret olduğu için şiirini asıyoruz, okutmak istiyoruz. Okuyoruz da… Ama Bret’i gerçekten anlayabiliyoruz mu? Yoksa şiirin içindeki gözlerin içine yapmak mı istiyoruz?
Çocukluğumuzda, kışın soba başında en güzel eğlencemiz kedilerimizdi. Bir yün parçasını, bir yumağı önünde dolaştırırdır. Bütün gün tembel tembel yatan kedimiz kalkar başlardı onunla oynamaya, bizde mutlu olurduk…
Hırsız eve girmek için kapıdaki bekçi köpeğine bir kemik atar, o, oyalanırken hırsız işini bitirir.
Bir referandum geldi gündeme binlerce göz tek tek ona kilitlendi. Medya şimdilerde Pavlow’un rolünü oynuyor. Zaman zaman kamuoyuna bir gündem sürüyor, bütün gözler,kulaklar oraya dönüyor.
‘Kitabı Mukaddese’ye inananlardan farkımız ne? Herkesin kendine göre bir kitabı var. O kitaptakileri doğrulamak için araştırma yapıyor. Bu nedenle de sınıf mücadelesi tarihimizde
Ün’ün ‘’ü’’sünden gelen ünüversite
Günümüzde cazibesini yitirdikçe
-O belgenin piyasadaki geçersizliğiyle-
Eski ‘derinliğini’ aramaya gidiyor…
Aradan yüzyıllar geçti ve hala Galile…
Koca ünüversitede bu basitlik de niye?
Kişiliksizlikle, onursuzlukla övünülür mü?
‘’Türk övün! , Güven! , Çalış! ’’ diyeceksin ve,
Türkleştirmek için,
Cezaevlerinde bok yedireceksin…
Çocuklarının, eşinin karşısında tecavüz edeceksin…
İnsanı aşağılamak için her marifetini deneyeceksin
Mücadele olmadan mutluluk olur mu?
Mücadeleyle beraber ertelemiyoruz mu mutluluğu?
Kendinden geri dur yavrum, kedinden geri dur!
Kendinden geri dur her yaşta…
Hayat bitince mücadeleye başla!
Hele bir okulunu bitir ondan sonra,
Devlet, ‘adil paylaşmak’ içindi
İnsanlar kırmasın diye birbirini
Adalet az, insan da çoğaldı…
Bölünce tatmin etmeyecek kimseyi
Öyleyse, ya nüfusu azaltmalı
Ya da hoca gibi
Bir harf deyip geçmeyin
Denizler, damlalardan meydana gelir
Q’yu alfabeden silin!
Yoksa IQ testi akla gelir…
Ezberler neyinize yetmiyor
İnsan seli önümden akıp gider,
yalnızlık içimde bir acı biber
insan insana benzemez, ama,
benim vicdanım reddederken
diğerleri savaşa gider…
‘’savaş ölümdür! ’’ bilirim de
Halkların varlığını tanımak suç
Var olan halklardan kurtulmak için
Soykırım ve tehcir suç değil…
İçine edeyim ben böyle adaletin…
*
Bir hayal uğruna ya rab ne ülkeler batıyor




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.