Mehmet Halil Şiirleri - Şair Mehmet Halil

Mehmet Halil

Gönül pınar olup coşarak
Düşüp ‘’yol’’lara giderse
Bütün engelleri aşarak
Çıkarsa en yüksek tepeye
Elveda diyeceksin dertlere.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Her elli yılda artıyor sıcaklık
Her elli yılda, dört derece bu
şimdiden sıcaktan kavrulduk
ne ağaç gölgesi yetti, nede su
hemen ilk yardıma başvurduk.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Şehrin yanmış çeperlerinde
Deri nakli gibi duran yüzlerde
Kentsel dönüşüm yapacaklarmış…
Hastalar ağlayıp, cerrahlar gülecek!
Ses yok! O yüzün altındaki hücrelerde…
Kimbilir kaç kişinin bağışıklık sistemi çökecek

Devamını Oku
Mehmet Halil

Teröriste terör satarken yakalanan bir gurup (vatan haini-çocuk katili) kiminle sidik yarıştırdıklarını bilmedikleri için, suçlu bulundu. Bu olay demokratik bir ülkede yaşandığı için suçluların yargılanması gerekiyordu. Bir anlık duruşmada, hukuk kurallarının tümü ‘işletildi’. Bilgisayar devri bu hızı da mantıklı hale getirdi. Gereği düşünüldü: Suçlu, işi bitmiş olarak ‘eşek adasına’ sürülme cezası aldı. İşi birmiş olarak düşünülen birinde bile ne işler varmış ki, o ada yeşerip üne kavuştu. Bir kaşık suyu bile çok gördükleri o kişiye, koca bir adanın hibe edilmesi, diğer vatandaşları kıskançlık içinde kıvrandırdı…
Tarih boyunca hep bedava arsalar üzerine yerleşmeye alışık olanlar, bu adayı kendilerine hak gördüklerinden, onlar da, teröriste terör satmak için, olanca gayretleriyle çabaladılar. Otağ çadırlarını, tanrıların karşısına diktiler. Gündemi sidik yarışı belirleyince, kıskançlar da kendi aralarında bu savaştılar hem cephe oluşturdular. Bahçeler, denizler onlara dar geldi. Kılıçlar çekildi. Ama ‘’papaz pilavı bir kere yer’’miş. Bu defa tarihten ders alanlar, bu pilavı yemediler. Satılan terörü kabul ettiler. Onları da yedeklerine alıp güçlendiler.

‘’Doğa hiçbir şeyi ölümsüz yaratmaz! ’’ dediler. Biz de doğanın bir parçası olduğumuza göre(!) öldürmek görevimizdir. Ama düşünmediler ki, öldürdükleri de kendileri gibiydi…
Yani öldürdükleri de doğanın bir parçası… Göremezlerdi ‘nar’ları ‘sis’ içindeydi. İkisini bir arada görüp, kendi aynalarında bütünleştiremediler. Her şey, bütün dünya onlar içindi…
Kendilerinden başkasına hayat hakkı yoktu onlar için. İnançlarına göre ‘sevgi’ esastı ama

Devamını Oku
Mehmet Halil

Okumak için gerek yok tanrı gücüne
İnsanın, ’niyet’ denen kara kutusunu
İnanmamak mümkün mü şu ‘niyet’e?
‘’Bölücübaşı! ’’ diye, uyarılır beş duyu
Hem de kolları sıvayacaksın çözüme…
Hem perhiz, hem uçur rakıyla turşuyu.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Topkapı sarayı
Etinografya müzesi
Süleymeniye camisi
Aşınmış mermerlerin yarısı.

çıkarın ayaklarından!

Devamını Oku
Mehmet Halil

Yaşı daha on üç
Yüzü yağ içinde
onu tanımak güç
Ekmek peşinde

En altta hiyerarşide

Devamını Oku
Mehmet Halil

Kamil-i Devlet Baba
Senin için,
Hazırlandık sınava…
Nirvana-Faşingtona
Kamil-i insan ola
Oraya ulaşınca…

Devamını Oku
Mehmet Halil

dört yaşlarında
babasından aldı ilk dersi.
hiç oyun oynamamıştı daha
Çamurdan yaratıldığını öğrendi.
iki şeye önem verdi,
çamura ve allaha.

Devamını Oku
Mehmet Halil

B derneği
K partisinin arka bahçesi
E derneği
D partisinin arka bahçesi
G derneği
M partisinin arka bahçesi

Devamını Oku