Cep telofonum çaldı. Baktım, kardeşim. Dinledim. Dinlerken beynimden vurulmuş gibi oldum, ses kesildiği halde telefon kulağımda, anlamsız yürüyüp duruyorum. Bir araba kornasıyla kendime geldim.
Düşünmeye başladım…
Babamın her söylediğinin doğru olduğuna inanacak yaşlardaydım. Söylediklerini yapmak adeta beni babamın gücüne kavuşturuyordu. Her sözü benim için ayet gibiydi. Bana göre önemli sözlerini tekrarlar dururdum.
Bahçede çalışıyorduk, ekip yetiştirdiklerimizi pazara götürüp satıyorduk. Biz ‘Hıyar’ diyorduk. Okuldaki kitaplarda ‘Hıyar’ yazıyordu. Ama pazarda ‘salatalık’ diyorlardı… Bir gün babama sordum:
Bir arkadaşım bir gün pazarı dolaşırken bana, ‘’param yok Memet canım incir istiyor bir kilo alda yiyelim! ’’ dedi. Önünde durduğumuz tezgahta satıcı olarak bir kız vardı. Yanaşıp ‘’Bir kilo icir ver’’ dedim. Anında kafama terazinin kefesini indirdi. Anlam veremedim, ama arkadaşlarım gülüyorlardı. Meğer ‘’Yemiş’’ demek gerekiyormuş… İncir demek ayıpmış, hala nedenini öğrenemedim. Ben ‘’ama kitaplarda bunun adı ‘incir’ diyorum. Burada kitap sökmez, burada onun adı ‘Yemiş’ dediler. Artık hiç unutur muyum bunu…
Bahçede hıyarların arasında dolaşırken; Baba, ‘’Bu hıyar mı, salatalık mı? ’’ diye sorduğumda, Fark etmez oğlum ‘’Ha Hasan kel, ha kel Hasan’’ demişti…
‘’Anneler çocuklarınızın ellerinden tutun,
Oyun oynamasınlar! ’’
Çocuğu korumak adına konuşun,
Şimdiden itaate alışsınlar…
Düşünmeyi öğretmeyin çocuğa
İdeal devleti, ‘liberal devletle’ karıştıran işgüzarların
..kini tutmaktan işini tutmaya fırsat bulamayan bayların
Organlar arası seçimde, soğuk darbe ile müdür olanların
Örgüde ve dedikoduda, birinciliğe hazırlanan bayanların
İspat edilemeyenlerin, ispat edilmemesinde ustalaşanların
+
On üç yaşında on üç kurşun sıktık diye
Altmış kurşun sıkacak değiliz ya
Altmış yaşındaki adama
Evelallah hesap kitap biliyoruz…
Aslında yetiyor bir kurşun adam olana
Biz de devleti düşünüyoruz…
Daha İstanbul’a girerken
Kuzular arasında sığırtmaç gibi,
Binalar arasından sivrilmiş,
Zenginler cumhuriyeti.
Biz, buradayız, diyor...
İnsanlara tepeden bakıyor.
İnsanın isteği biter mi?
İş derdi yok, aş derdi yok,
Güvenli eğitim ve sağlık sistemi
İnsanın istemi sonsuz değil mi?
Çıldırtıyor insanı ekranın albenisi
‘’uzaktan gür çıkarmış davulun sesi’’
Bizde partiler
verimli topraklar gibi
başlarında derebeyleri.
ellerinde kılıç, dikilirler.
çoğunun kirli elleri.
Tarih boyunca silahıyla efendilik yapmış bir toplum silahsız kalınca kendini diğerleri karşısında donu düşmüş gibi görmeye başlar… Bu komik durumdan kurtulmak için şaşkınlıkla ne söylediğini bilemez…
Değişen dünya şartlarına uyum sağlamakta zorlanır, şiddet aklın olmadığı yerde hüküm sürdüğüne göre, aklını kullanamayınca çenesine kuvvet…
İşi olmayana, gücü olmayana, sicilli olana, sivilli, sinirli ve sivilceli olana devlet iş vermez… Af maf hiç kimseyi damgalarından kurtaramaz… itibarı sıfırlananın iş bulma şansı kalmamıştır…
Bu tür vatandaşların her işe başlarken besmele çekildiği gibi, her nereye gitseler orada ilk önce ne kadar itibar sahibi, ne kadar önemli kişi olduğunu ilk baştan kafalara sokması gerekiyor… Bunun için ömründe ve özellikle çocukluğunda söylenen güzel sözleri, kendisi için düzülen övgüleri sıralama ihtiyacını hisseder… Çünkü onun bildiği o kadardır… Bu da yetmez, yedi sülalesinde, mal mülk sahibi, sevilen veya sevilmeyen ne kadar tanınmış, ünlü ve ünsüz insanlar varsa, hepsiyle olan ilişkilerini sıralar durur… Aşağıdan uçmak ona göre değildir. Çünkü zaten hep aşağılarda yaşadığı için oraların havası onu kirletmiştir… Kendine göre yukarı sayılan seviyelerde dolaşır durur…
Hrant Dink, bir sabır taşı
Öfkelenmeyen bir kardeşlik ustası
Yavaş yavaş çalışan
Her taşı yerine okşayarak koyan
Bir minare ustası…
Bütün hayallerimde sen varsın
Bütün dünyamda sen
Gözlerim kapalıyken yanımda,
açınca, uçup gidiveren.
Bütün rüyalarımda sen varsın




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.