Piyonlar ileri hatta çıkınca,
vezir olarak dönerler oyuna
nice kelleler gider bu yolda
Komplayla veya ‘’kazara! ’’
Mekan bir resim atölyesi
Kapıdan girdi birisi
Şu ağacı keseceğiz
İmzalarınız gerekli.
Ne kadar insancıl arkadaşlar
‘’Sınav için yaratılmış’’ kullarız ya
Buğdayı ezen değirmenin taşı gibi ağırlığıyla
Ve aynı ağırlığın rengini de ardına takınca
Beşinci bir duvar gibiydi hakim
Mahkeme salonunun ortasında
Buruşuk, asılı suratıyla…
Elekten geçiriliyormuş depremzedeler
Dokuz katlıymış elekler
Üç şeritli yollarda
Mıcır olarak kullanılacakmış, üstekiler.
Yoksullukla mücadele
Ampül ampüldür aksini iddia etmem,
Güneş ışığında kim görebilir yandığını,
Kaç watlık olduğunu söyleyen var mı?
Hakkı değil mi kendini göstermesi?
Karanlık yoksa kim farkeder aydınlığı?
İndir insanın aydınlık yüzüne perdeleri.
Sonsuz bir zaman diliminde bizim ömrümüz bir toz kadar olabilir mi? Hükmedenler de tanrı sanmasın kendini... Unutmasınlar ki onlar da bizim gibi biri... O halde yeni yıl için şöyle diyebilirim...
İki bin on bir yılını da çaldık ölümden
Yenisine soyunuyoruz eskiyi bitirmeden
Dikkatli olalım zafer ipini göğüslerken
... Bir mola verelim, kendimize gelelim…
Ufukta görünen dağların
Tarihe kaydını yapacaktım
Tırmanırken yoluma çıkan anıların
Ömrünü uzatacaktım…
Yerleştim cömert bir noktaya
Yeter! Dedik terazinin ihanetine
Peygamber pazarlığı geçer yine
Ticaret yapıyoruz nihayetinde
Bir değer girmeli birinin cebine
Öyle gıdım gıdım olmaz ilerleme
Filolar kurban edilemez filelere…
Gül'ler, Gülen'ler, Güler'ler
Çıkar için kılıçları bilerler
Kan gölünde yüzerler
Biz sustukça
sırtımıza binerler...
Biz sustukça,
Tekelleştikçe haber araçları
Habercilerde seksileşti
Üstleri sahne kıyafeti
Dilleri kahverengi.
Sarayın hadımağaları gibi




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.