Kim arar ki çürüyen etleri
Solucanlardan başka?
Yoktur kendilerine ait fikirleri,
Onlar başkalarının elinde maşa…
Ah hocam! Can hocam! Üzgünüm!
Etle tırnak gibi, Baykal ve asker,
Biri ‘’İçini doldur’’ diyor
Diğeri dolduruyor.
Füze siparişleri yapılıyor,
Halkın mideleri kururken,
Gönül pınar olup coşarak
Düşüp ‘’yol’’lara giderse
Bütün engelleri aşarak
Çıkarsa en yüksek tepeye
Elveda diyeceksin dertlere.
Her elli yılda artıyor sıcaklık
Her elli yılda, dört derece bu
şimdiden sıcaktan kavrulduk
ne ağaç gölgesi yetti, nede su
hemen ilk yardıma başvurduk.
Topkapı sarayı
Etinografya müzesi
Süleymeniye camisi
Aşınmış mermerlerin yarısı.
çıkarın ayaklarından!
Yaşı daha on üç
Yüzü yağ içinde
onu tanımak güç
Ekmek peşinde
En altta hiyerarşide
Kamil-i Devlet Baba
Senin için,
Hazırlandık sınava…
Nirvana-Faşingtona
Kamil-i insan ola
Oraya ulaşınca…
dört yaşlarında
babasından aldı ilk dersi.
hiç oyun oynamamıştı daha
Çamurdan yaratıldığını öğrendi.
iki şeye önem verdi,
çamura ve allaha.
Okumak için gerek yok tanrı gücüne
İnsanın, ’niyet’ denen kara kutusunu
İnanmamak mümkün mü şu ‘niyet’e?
‘’Bölücübaşı! ’’ diye, uyarılır beş duyu
Hem de kolları sıvayacaksın çözüme…
Hem perhiz, hem uçur rakıyla turşuyu.
Şehrin yanmış çeperlerinde
Deri nakli gibi duran yüzlerde
Kentsel dönüşüm yapacaklarmış…
Hastalar ağlayıp, cerrahlar gülecek!
Ses yok! O yüzün altındaki hücrelerde…
Kimbilir kaç kişinin bağışıklık sistemi çökecek




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.