Katillerimiz dokunulmazdır
Hırsızlarımız dokunulmazdır
Sahtekarımız dokunulmazdır
Dolandırıcımız dokunulmazdır
Muhbirlerimiz dokunulmazdır
Hortumcumuz dokunulmazdır
12 Eylül bir sonuç; bizi oraya hazırlayan, oyuncaklarımız…
Çocuğuma aldığım oyuncak tabanca
Ayın ondokuzunda doğmuşum,
Bilirsiniz ondokuz rakamı özeldir.
Güneşle beraber olmuş doğuşum,
Anamın yüzü güneş kadar güzeldir.
Benim doğduğum gün dünya gelinlik giymiş,
Robosky, pardon Diboski olanlar
Yani götü göbeğinden,
Siki sübeğinden büyük olanlar
Ya da nüfusuna göre ordusu büyük olanlar…
Kendi kel başı dururken başkasına merhem olanlar.
Ama sıkışınca, dönüp arkada abisini arayanlar
Kabuksuz yumurta çürür…
Deriden vazgeçmek ölümdür!
‘’Dil devletin derisidir! ’’
Deri, besin ihtiyacıyla yüzülür.
İlk işim,
Nasıl da ‘Yüceltiyorlar cumhuriyeti’
Komünizm tehlikeydi… işaretlediler hainleri
Vatan elden gidiyordu, din elden gidiyordu…
‘Emniyet simidi’ olarak geçirdiler boynumuza Nato’yu
Ezildi, asıldı bu memleketin binlerce çocuğu…
İntihar olaylarının artması, bu konuda araştırmaları da gündeme getirdi…
Araştırmalarda, intihar sonuçları, nedenleri yaşlara göre dağılımı ve intihar şekilleri ile araştırmalar yer almakla beraber intiharların sosyal nedenlerine fazla yer verilmemiş. Psikolaji deprasif, hastalık gibi nedenler çoğunlukta ama, deprasif, psikolojik sebeplar neden?
İntihar olaylarının yıllara göre artışı, nüfus artışından fazla olduğuna dikkat ederek sosyal ve ekonomik dengesizliklerin etkisinin olabileceği çoğu insanın aklına gelebilecek ilk nedenlerdendir.
Bunu dikkate alarak, internet sayfalarından intiharlarla ilgili istatistiklere baktım. Çıkardığım sonuçlar:
Türkiye için:
Mevcut TUİK verilerine göre,
Atatürkçü, en iyi rakı içen oldu
Ve yere düşürmediler başbuğluğu
Sosyal demokratların kekeme liderleri
Tam yerinde kullandı kekemeliği
Haaaaalllll... deyene kadar
Döndü sırtını halka
Yine ayakta kalmıştım otobüste. İşte yine yorgunum, zor bela fazlalıkları üstümden çıkarıp, attım kendimi yatağa. Karım homurdanarak geldi başıma.
- Sen ne karışıyorsun başkasının çocuk doğurup doğurmamasına, diye ellerini beline dayayıp ötmeye başladı. Birdenbire neye uğradığımı anlayamadım.
- Bu da nerden çıktı şimdi, dedim…
- Şu iki blok ötedeki apartmanda oturan kadın görmüş seni… otobüste öyle söylemişsin… Bende jeton yeni düştü… dört gün önce yine otobüste bi gurup yaşlı kadın başıma dikilmişti. Bütün otobüse göz attım, genç yok otobüste, kalkmak ta işime gelmedi doğrusu. Zaten bir kere kalkıp yer verdin mi, tamam artık. Sanki abone olmuşlar gibi, otobüse binip yer bulamayan onun tepesine dikiliyor. Eh ben de her akşam ayakta kalacak değilim ya… Kalkmak istemedim. Gözüme bakıp duruyorlar. Kalkmayacağım, bunu kafama koydum da, bunu nasıl söyleyeceğim? Ehhhh yeter ben de yaşlıyım mı, diyeyim? Olmaz.
Önce bir iki öksürdüm, boğazımdaki gıdıkları temizledim, bir iki yutkundum. Başladım konuşmaya. Bakın otobüste hiç genç yok! Niye? Çünkü zamanında doğurmamışsınız. Doğursaydınız, şimdi kalkıp size yer verecek gençler olurdu. Cezanızı çekin, çünkü görevinizi yapmamışsınız, dedim. Bunu üzerine ayyy.. uyyyylar başladı. Kimmiş o gıııı… diyen bütün gözler üstüme dikildi. Arka sıralardan biri yanındakine,
- O! O! , dedi. Öteki
Masallar ülkesinde doğduk
Masallarla büyüdük
Masallar üstüne çok sorular sorduk
Yalan olduğunu öğrendikçe güldük
Gülerken, yalandan da utanıyorduk
Çok şükür, masallar gerçek oldu




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.