Mehmet Halil Şiirleri - Şair Mehmet Halil

Mehmet Halil

Bazen usta bir körükçünün elinde
Kabarıp gidersiniz, ilkbahar seli gibi
önünde süpürüp götürerek nice çiçekleri.

Bezen kabarıp toprak gibi
Bağrında büyütür nice güzellikleri

Devamını Oku
Mehmet Halil

Kar gibi yağmak düzenbazın işi
Kapatacak yaptıkları pislikleri
Kendini bembeyaz gösterecek
Kararsa da başkalarının içi,
Her an kendine övgüler düzecek

Devamını Oku
Mehmet Halil

- Vay anasına… (önünde gazete haberleri okurken)
- Ne olmuş?
- Adam on bin kitap okumuş
- Eeee!
- ‘’Kapitalizm sosyalleşiyor’’ diyor…
- Hah! Hah! Hahhh!

Devamını Oku
Mehmet Halil

- Vay anasına… (önünde gazete haberleri okurken)
- Ne olmuş?
- Adam on bin kitap okumuş
- Eeee!
- ‘’Kapitalizm sosyalleşiyor’’ diyor…
- Hah! Hah! Hahhh!

Devamını Oku
Mehmet Halil

‘’İnsanı hayvandan ayıran, düşüncesidir! ’’ demişler.
Beni insanlığa layık mı görmediler?

Ah! Annem benim
Beni neden aldılar askere
Siparişle mi dünyaya geldim

Devamını Oku
Mehmet Halil

Dünya'nın yaşı 13,7 milyar ise, ayetler de 1400 yüz yıl önce inmeye başladığına göre, 13 milyar yıl tanrı neden uyumuş? Dünyayı altı günde yaratan, o ayetleri neden bu kadar geç göndermiş... Bunun için mi inananların en önemli meziyeti uyumak?

Devamını Oku
Mehmet Halil

İş kazalarında yılda ortalama ölüm 1600-1800 arasında değişiyor.

Trafik kazalarında 2000 ile 2010 arasında ortalama yılda 4.400 ölü
Bunun da altında Jandarmaya bağlı bölgeler hariç yazıyor…

İntihar olaylarında istatistiklerde yüz binde 3,5 batı Anadolu da

Devamını Oku
Mehmet Halil

Otobüs sırasında, uzadıkça uzadı kuyruk
Sıcak güneşin altında, ayakta uyuyorduk
Rüyadan sıçrar gibi konuşmaya başladı biri
‘Hani bu günlerde metro devreye girecekti? ’
Hemen arkasından okkalı bir cevap geldi
- Oyları hükümete verseydiniz çoktan girerdi

Devamını Oku
Mehmet Halil

Hani çoğu zaman sayı sayarken kendimizi unuttuğumuz için hep bir eksik sayarız ya… Kendini göremeyenin hep karşısını görmesi… Ölümü kendine yakıştıramayıp da hep öldüreceğini düşünerek savaşa giden asker gibi, kendi kusurlarını göremeyip hep başkalarında kusur araması… Bunlar birer hastalıklı mıdır nedir? Psikologların alanına girmeyelim… Kendi işimize bakalım…
Demirtaş mecliste Erdoğan’ı niye alkışladı? İstiklal marşı söylerken niye ayağa kalktı? BDP-HDP Kongrelerde niye Türk bayrağı asılmadı? Bütün bu soruların iyi tarafı olduğu gibi olumsuz tarafı da var. Olumsuz tarafı sürekli yıpratmak için kullanılmaya çalışılması. İyi tarafı ise, bazı sorunlar tartışılıyor, tartışmalar sonucu da bazı tabular yıkılıyor…
Bayrak bir ülkeyi temsil eder. O ülkenin simgesidir. Diğer ülkeler arasındaki yerini belirler. Kimsenin buna itirazı olamaz. Anca siz bunu ülkenin simgesi olarak değil de, ülke içindeki ayrı bir milletin simgesi olarak fiiliyata geçirip diğeri üstünde baskı unsuru olarak kullanırsanız o zaman diğerinin ona karşı tavrı da değişecektir. Kendini fiilen temsil etmeyen, kendini dışlayan bir simgeye karşı saygısı da tartışma yaratır. Tek bayrak isteği bunun somut göstergesidir.
Hem devletin içinde yaşayacaksın, hem onun kurallarına uymayacaksın, olacak iş mi? Devleti beğenmeye bilirsin? Düzeltmeye ya da değiştirmeye gücün yetiyor mu? Yetiyorsa gereğini yaparsın, yetmiyorsa içinde kurallarına bağlı kalarak alternatifini güçlendirirsin…
Demirtaş’a ‘’neden alkışladın? ’’ diye soranlar kendilerine dönüp bir baksınlar.
Bürokratsa ve bu soruyu sorabiliyorsa ‘’neden hala bu devletin hizmetinde çalışıyorum? ’’ diye sormalılar.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Bu akşam otobüste yanıma bir genç kız oturdu. İlk defa mutlu bir yüz gördüm ve dikkatimi çekti. Bu kızı mutlu eden ne?

İçin içine sığmıyor elinde bir şeffaf poşet içindeki kağıtları sıra ile çıkarıp bakıyor…

Ben de baktım elindekilere: En üste ufuk açma sertifikası, çevirdi

Devamını Oku