Kefensiz, mezarsız bedenlerin parçalandığı
Acıların uç verdiği
Çakalların kuşattığı
Yürek yakan topraklarda
Boğuk, nefessiz, sessiz olan çığlıklarımız
Can damarı yırtık, acıya mıhlanmış Yüksekova’yı fena sardı
Kalbim seni bana sorup duruyor
Gözlerim o gözlerini arıyor
Hasretin yüreğimi deldi geçti
Sensiz gün doğmuyor, gece bitmiyor
Sen gittin gideli ben ağlıyorum
Kevser suyunu kutsal sayan
Ülkemin suyuna bent koyan
Doğayı içten yaralayan
Zalim göllerimize kıyma
Her dönem karanlığa hayran
Gece limanına demirlenen
Soluğun sessizliği
İçimde sancıyor
Bu ne dingin
Ne durguluk
Sinsi bir vurgun olmuşsun
Yine tanklar, toplar çıktı alaydan
Karar alınmış bir kanlı saraydan
Fakat ateş akıyor sağdan, soldan
Yüreğe acı düşmüş can yanıyor
Her yer yangın her yer yine dumandır
Yürek, köz düşmeyi görmesin
Acılar, ahlar bitmek bilmez
Eğer dert gelip seni bulursa
Ömür tükenir, dert tükenmez
Bir gün, yüreğe gam düşerse
Yaralı bir kuş misali, eğilmiş gökyüzün altında
Yalnızlığıyla başbaşa kalan
Yarınlara umutla bakması bile
Yasak
Şu kötü günlere ilenen
Buruk gülümsemeleriyle
Bir acıdır içimi sardı
Şu üzüntüden öleceğim
Sevdiğim o yar benden küsmüş
Yüreğim kanıyor yüreğim
Beni dertte derde salan yar
Uzak oluşun derinden yaraladı beni
Özlemini çeken yüreğime
Ateşi doldu
Alev dalgaları kavuruyor içimi
Her köşesinden yoksulluk yaşanılan
Ülkemde
Bize yol verin yol verin ey dağlar
Dereleri, vadileri aşalım
Biz kurda, kuşa, şaha yem olmadan
Yıldızlara, güneşe ulaşalım
Bize yol verin yol verin ey dağlar




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.