Diyarbakır acılı,yaralı,karalı
Boynu da bükük gözler yaşlı
Kaleleri yosun bağlamış yine
Kan kusuyor Diyarbakır yaslı
Başımı vuram taşa bu ne şok
Soysuz olan hak çalıyor
Vurgunu vuran gidiyor
Yoksulların derdi çoktur
Köylü Mehmet hep ağlıyor
Eşkıyalar köşe olmuş
Dayê her tişt me re tarî û zenge
Tim qêrîn, qijîn û tim behît denge
Ne bax, baxçe ne gund ne bajar mane
Salane axa me de şere, cenge
Jiyan li me Kurdan re pir yemane
Mezarım dağ başında, bir köy var tam karşıda
Yıllar boyu kimseyi görmedim başucumda
Mezarım sapada, ot bürümüş taşlarını
Bugün ağlayanım var, feryat var gözyaşında
Yağmurda, çamurda felek geldi buldu beni
Koyun’um, koyuncuğum kınalı yavrucuğum
Karabaş havlarken ürktüğüne üzüldüğüm
Kırlarda, tepelerde beraber koştuğumuz
Eğer sana kıysalar o zaman ben ölürüm.
Hep yanıma alıp ellerimle beslediğim
Allı turna uçar gider
Kahpe felek vurur gider
Dert sararsa bir yiğidi
Gözyaşları akar gider
Bitmiyor yoldaş bitmiyor
Yanan yüreğiyle
Yalın ayaklarıyla
Üryan acılarla
Toz, dumanlı yollara koyulan
Masumiyeti yüzüne yansıyan
Dili damağına yapışmış
Şu yağan yağmur değil kar değil bir acıdır,
Her çukurda bedenler, annelerde feryatlar
Kışlalarda kemikler, çöplüklerde cesetler!
Batman’da, Şırnak’ta nice toplu mezarlar var.
Gözlerden dökülen yaştır her biri bir nehir,
Sen ne ettin böyle, ne ettin bana
Kardan, kıştan o yolların bağlana
İnsafsız beni perperişan ettin
Hiç gerek varmıydı bunca yalana
Gelmem kapına, uğramam semtine
Gamzeleri bahar, her bir gülüşü bir gül bahçesi olan
Dalda nar, kırda papatya, denizlerin yakamozu
Gecelerin yıldızı
Sessiz rüzgârlardan sonra
Bulutlardan gelen
Kurak yazların bereket yağmuru




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.