Yakılan bedenlerin külleri henüz soğumamışken
Sararıp solan! Gök maviliği hiç kalmamış Göğün altında
Bölük pörçük olmuş
Dumanlı
Cudi Dağı eteğinde
Tepeden tırnağa, yüzükoyun yatan güller hırpalanmış
Kendini şeyhe kul eyleyen! Ey zavallı, öyle ne çalım satarsın
Gittiğin yol, yol değil, dilin dil
Bildiklerin doğru değil
İçin yansın
Senin
Özün öz değil
Kokuşmuş törelerde edep olmaz
Batsın şu örfünüz, geleneğiniz
Çocuk yaşta gelin, damat mı olur?
Siz, körpe fidanları mahvettiniz
Kahrolası yıkılası âdetiniz
Ne malım ne köleyim
Karanlıktan öteyim
Şefkatliyim, umutlu
Her zaman ben böyleyim
Gün benim, şafak benim
Delalê tu beybuna nav mêrganî
Bedewê dêmê te de gul veda ye
Keçê tu tim bihara gulîstanî
Dilê te jî pir geş e roj veda ye
Bedewê tu kulîlka nav pelanî
Tozu dumana kat, bulutlarla koş, güneşle, zamanla yarış
Yağız tay koş, yel gibi, rüzgâr gibi koş
Aman verme yorulmana
Aş çitleri, aş yoncalığı
Merayı, çayırı
Güzelliği on dört yaşındaki
Ka ka ka oy welat,
Ka jiyan ka giyan?
Dil dêşe war zîlan!
De rabin roj xuyan.
Ka ka ka xortên me?
Ne Habil ol
Ne de Kabil
Bırak ilkelliği
Kibirlenip gururlanma
Sakın cana kıyma yeter
“Yaşam büyük bir nimettir”
Koca bir yalnızlık solurken sol yanımı, seni saran
Sessiz bir çığlık düştü içime
Çıkıp gidesi olmayan
Göğsüne vuran
Bir sancıdır
Bende üryan bir zindan olan
Kıyan eller ne anlasın sevmeyi, sevgiyi
Ne anlasın duyguyu…
Ne anlasın yaşamın değerini,
İnsanlıktan nasibini almayanlar
Rahmet, bereket,
İbadet




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.