Bu gece nefesin ateşi, hiç dönüp dolaşmadan aksın içime
Ne olur gecemize yağmur
O öpülesi yanaklarına
Gözyaşların
Memlekete mermi yağmasın
Kanla ıslanan dudaklarına
Bir gemi demir aldı bir gemi, bu limanlardan
Vakitli vakitsiz, fakat efkarlı, acılı
Karanlığın kenarından, şehrin hüznünde
Çok uzaklara doğru sessiz, sessiz
Tepeden tırnağa
Ama umut
Yoksulluğun coğrafyasında, odununu tutuşturulup, kömürü yakılan
Sıra dağları, sarp geçitleri, karanlık tünelleri
Erzurum'u, Erzincan'ı, Sivas'ı, Kayseri'yi geçerek
Bir ayrılığın, bir yoksulluğun
Ölümcül kanamasından
Kars’dan İstanbul’a
Kavruldu topraklar, ağaçlar susuz
Bu nasıl bir devran! Temeli koftur
Haneler harabe, yürekler yanık
Yanan yüreklere merhem yoktur
Kimi saray yapmış, kimi de evsiz
Gitme ele ah edersin?
Güz olur kışa kalırsın
Bana hayırsız davranma
Bu canımdan can alırsın
Yad ellrerden sen dönmesin
Ne olur uğrama, uğrama bana
Gelme düştüğüm şu karanlığa
Ben, karatoprağa yurtluk olayım
Sen güllere sarıl, bende toprağa
Yırtıldı yelkenim! Boran vurdukça
Şu acayip, kapkaranlık dünyada
Kimi çok açık gezer kimi peçeli
Kimisi zengin, kimisi fukara
Kimisi akıllı, kimisi deli
Şu dünyada bir çok garip haller var
Yine efil-efil esen rüzgârla beni sarhoş eden
Buram-buram kokun geliyor
Çok uzaklardan
Ne çabuk unuttun
O günleri
Ey çağıl, çağıl içime akan ilkbaharım
Şimdi sana belki kuşluk vakti
Belki şafak
Bana
Her şey karanlık
Kuruyan topraktır, susan su, küsen güneştir, akıp giden zamandır
Her gün doğuşuyla; mateme hazırlanan şu kocaman coğrafyada
Ağlayışlar arasında halka, halka kopup giden
Çocuksu umutlardır
Yok edilen
Yaşam




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.