Bir kenara mı taktık
Fistanın yırtık-pırtık
Sofrayı çoktan kurdum
Gün doğdu, uyan artık
Pencereyi ben açtım
Patlayıncaya kadar insan kanıyla beslenen! Efendileri kayıran
Kızıl kıyamet fukaralığı, göçü, ateşi
Mezarlıkta yükselen
Ağıtları
Acıya çekilen
Zılgıtları
Ew nijdevanê behît!
War, welatê me nehişt,
Ne nan ma ne jî avran
Koma gelan birçî hişt.
Ew dewleta baladest,
Gülüşleri gölgesiz, gamzeleri hep gül veren
Yüreğinin bam telinden
Sevgi ırmağı akan
En güzel hediyem olan
Dudaklarımda dudakları kalan
Ellerini arayan ellerim, yine bekliyor seni
Em diçin warê Qers ê
Bi Çatax ê, Derêzoz ê
Bi hewara dîsa hewar
Boy şerê nav Dugor ê
Li hezar û nehsed û sê
Toprağı delik deşik
Yerlerde
Acısı boy veren
Bedeninden
Kafası kesilmiş
Yanağında gülümsemeleri
Huzur olmayan dünyandan bana ne
Sömürü düzeni ezip geçerken
Canlar vuruluyor, yahu sorun çok
Irkçı, faşist düzen ar etmezken
Dönsün dursun dünya, aman bana ne
Çiçekler kadar güzel, su kadar berrak olan
Derinliklere kilitlenmiş
Yüzünün ince ayrıntılardan
Memleket özlemi kokan
Bakışlarından
Katman, katman çağlayıp
Bırakalım hanı, köşkü, sarayı
Defedelim halkı saran belayı
Cennet, cehnem boş laflardan ibaret
Gül- gülüstan edelim tüm dunyayı
Gezelim Muş’u, Sivas’ı, Konya’yı
Gün daha ağarmaya başlar başlamaz, her seher vakti ekmekte, aştasın;
Karanlığı aydınlatarak uyanan
Düşlerin
En derin
En koyu yerinde.
Saçı dağ çileği kokan,




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.