Belki son direnişimi yaşıyorum, bu şehirde
Kanayan yaram büyürken yüreğimde
Artık her anım hüzün deryası
İçime bolca acı dökülüyor
Ne yazık ki dalında
Çiçekleri
Istırap çeken sahipsiz kalplerin, günbatımın akşamında
Barbarlığın, vahşetin doruğuna çıktılar
Kahr eden hüzün seliyle
Ateş olup yağan
Gözlerin güzelliğinde
Kırıntılarına kadar
Bu nasıl bir zaman, nasıl bir Temmuz, her yer yanıyor bu sene
Canını sevdiğim can, bugün İstanbul yanıyor
Derdiyle yandığım
Caddeleri
Sokakları
Yanan
Yıldızların penceremden döküldüğü yerdesin, bu gece
Denizle mehatabın kucaklaştığı vakittir
Sen hep yanımda olmalısın
Her zaman
Sahile vuran dalgaların
Çakıl taşlarıyla buluştuğu yerde
Yüzünü bulutlara kaldıran, yeşili özleyen dallar tomurcuklandı
Hava sakin, deniz mavi, dört başı mâmur ilkbahar uç vermiş
İstanbul'a güneş ha doğdu ha doğmak üzere
Çöp toplayan kadınlar, çocuklar
Erken yola koyulmuşlar
Yeşille dans ediyor mor erguvanlar
Sokaklarda, yollarda
Adalarda, Moda’da
Nice güzel kızlar var
Sende katıl arada
Karanlık kaplamış göğü, hava puslu camlar buğulu
İstanbul'a ince, ince bir kar yağıyor
Bu kış gecesi
Yine tüm sokaklar
Kardan kapalı
Kimin ceketi
Mavi bakışlı, boğazın incisi tarihi şehir İstanbul
Sanırsam, kurulduğundan beri
Böyle bir gün görmedi
Gökten kar yağıyor
Lapa-lapa
Yel esiyor dört bir yandan
çi yağmur yüklü göklerde kapkara bulutlar var
Düşen her gözyaşı damlasında
Boğaz'ın serin mavi sularınada
Şehrin ışıldayan lambalarında
Asırlık çınar ağaçlarında
İsyan var
Ev rabûn e, hişyarbûn e,
Berxwedan, rizgarbûn e,
Ev yekbûna me gelan e;
Hewildana ji bo serferaziyê ye!
Riya me riya şoreşvanan!




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.