İki kaşlarımın arasında, dışarda sımsıcak bir Temmuz sabahı var
Bu gün her yerde, her yerde gözümün üstünde
Güneş
Yalın ayaklarla geziyor
İstanbul semalarından
Bu gün
Bêjing bêjing berf dibare
Em cemidîn tune çare
Dilê me de qisawet e
Her alî de me xubare
Berf dibare berf dibare
Zindanlardaki zulme direnen
Tırnakları sökülmüş
Etleri koparılmış
Acıdan acıya göç eden
Şafak bakışlı halkların koç yiğidi
Her şeye rağmen zaferle bitecek kavgamız
Bırak utangaçlığınla yüzün nar gibi kızarsın
Bırak dudaklarından bana da bir pay kalsın
Bırak bulutsu gözlerin gözlerime aksın
Ey güneş yüzlü ey gün yüzlü
Yüzünü hiç ekşitme
Bırak yüzün yüzüme hınca hınç gülsün
Uzat ellerini gökyüzüne, tut belinden yıldızları
Gir kimsesizliğin can evine
Utangaç
Fakat
Gülümseyen al, al olan
Dudaklarla
Hiç ama hiç sen o kocaman yüreğinle çaresiz değilsin
Gönüllere taht kurmuş
Diyarbakır’da
Canhıraş bir çığlıkla
Faşizme, zulme karşı
Göğsünü siper eden
Aklı-fikri çelen sevdadır, o başka dilden anlamaz
Aşktır onun dili, aşktan yanadır
Onun her bir lafzı
O
Aşkı için
Bazen uğrunda Kerem'in yandığı
Bu kalabalık şehrin bu ağaçların bu kelebeklerin
Özgürce ötüşen kuşların, böceklerin dili olsa da
Gözlerimin önünden geçen
Çamlıca’nın siluetini
Ruhumdan içime akan
Heyecanımın çağıltısını
Doymayan aç gözlü, hep bana diyip
Mazlumun, fakirin hakkını çalan
Tüm dünya âleme haykırıyorum
Her sözün, her lafın külliyen yalan
Mutluluk kalmadı, kimse gülmüyor
Azrail’e bırakıp gitme beni
Can ben seni istiyorum seni
Yaram dipsiz kuyular gibi derin
Öleceksem bari sen öldür beni
Sen bul beni vuran o katilimi




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.