İrademizin dışında geldik bu dünyaya,
Kendi irademizle daldık bir garip rüyaya
Kimimiz toz pembe,tatlı, hoş rüyalar gördük
Ne güzel lezzetler tattık,ne sefalar sürdük.
Rüyayı gerçek sandık; güldük,oynadık,çaldık…
Hiç bitmeyecek zannedip hayallere daldık
Sabah vaktinde denizden bir güneş,
Çığlık çığlığa martıların sesi!
Ve tutuşturur denizi bir ateş.
Yakar dalgaları günün busesi.
Ağarırken balıkların dünyası,
Birbirlerini dürtüp duruyolar
Uyanın uyanın!
Ama uyanmıyorlar,
Uyanacakları da yok.
Derin uykuya dalmışlar,
Ağladı hayalime bütün dağlar benim,
Gözyaşı döktü sağnak yağmur gibi!
Ağlarım,sanki kuruyan bağlar benim.
Kuru toprak, bulaşır ayağıma çamur gibi…
Sen de hayalinde hayal eder misin beni?
Ah bütün hayallerimi yırttı bu rüzgâr!
Ah bu rüzgâr yüzünden umutlarım yarım!
O günde başladı rüzgâr,yağmur,tipi, kar.
Ağladı o saatte oğlum,kızım,karım...
Rüzgârı sevmem,
Hele deli rüzgârı hiç sevmem.
Soğuktur rüzgârın yüzü Yılan gibi,
Hiç gülmez;asıktır suratı…
Buz gibi dudaklarıyla insanı öper ve kaçar.
Çatıları uçurur,ağaçları devirir.
Güneş sabah ufuktan yine doğacak,
Aydınlık, karanlığı yine boğacak,
Düşecek daldan yapraklar yine suya,
Yine dalacaklar ağaçlar uykuya,
Güneş yine doğacak serviliklere
Seher vakti karanlıkları yırtarak yükselen bu ulvî sesi,
İçiyorum damla damla,yudum yudum,keserek nefesi.
Bu ses, sinerek ruhuma,karanlık ruhumda olur nûr,
Aydınlatır bütün ruhumu,ruhum bulur huzur.
Karanlık,sabahın ilk ışıklarında erir;
Uyanır menekşeler,çiğdemler ve nergisler...
Güneşin ufuklardan doğuşunu gösterir.
Hareketlenir duygular,düşünceler,hisler...
İlk ışıklarla biter karanlık,ilk sessislik,
Ceylanın gözünde
İnsanın özünde
Kitapların sözünde
Hep seni aradım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!