Yaptıkların alnına yazılacak,
Kıyamet günü mizan kurulacak,
Hepsi de senden bir bir sorulacak,
Gel gönül kimseyi seçici olma.
Kimseciklere yükseklerden bakma,
Kömür gözlüm,şu gönül pınarımdan
Sevda göndersem sana içer misin?
Bir kadeh uzatsam kalp diyarından
Sarhoş olup kendinden geçer misin?
Kömür gözlüm sen gurbetten gel hele
Gelince ayrılık vakti
Karalar bağlar giderim
Boz bulanık seller gibi
Köpürür çağlar giderim.
Aşkın ayrılmaz eşiyle
Gül kokulum,ben seni
Dünyalar kadar değil,
Denizler kadar değil,
Dağlar kadar değil,
Gökler kadar seviyorum!
Ancak yüreği gökler kadar olanlar
Yürürken parlak yıldızların üstünde sessiz,
Sıktılar boğazımı, bıraktılar nefessiz.
Çiçeklere can verirken bahçemde ışığım,
Bilmem neden kesti nefesimi sarmaşığım.
Bir sevgilinin adıdır benim adım, lafta,
Astılar boynuma bir kara ferman,bir yafta.
Benim gönlüm gökyüzü olsa ne fayda
Sen uçmayı bilmedikten sonra…
Bazen Önümde,
Bazen arkamda,
Bazen sağımda,
Bazen solumda…
Beni hiç terk etmez.
Güller ektim renk renk yüzüme ben
Açınca gülsün diye yüzüm.
Gözyaşımla sularım onları,
Solmasın diye benim güllerim.
Onun için ağlar iki gözüm.
Okşarım her sabah başlarını,
Çatladı zaman en kavi yerinden.
Seçilmiş kişi
Ali’ye bırakmak oldu emanetleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!