Ok battı etime
Oku O çıkardı etimden
O sardı yaramı
Siz O’nu bilmezsiniz
O’nu ben bilirim
Bir de O Bilir O’nu
“Oku”emrinin “anla”olduğunu bilmeden
Yıllardır,sadece dönüp dönüp okumuşum.
Gökteki güneş,ay ve yıldızlardan habersiz
Karanlıkta çürük iple kilim dokumuşum.
Okumak aklın güneşidir
Okuyorum
Okudukça aklım genişliyor
Buna bağlı düşüncelerim de genişliyor
Aklımın pencereleri açılıyor
Hayalin gelir her seherde gülüm
Hangi göz değdi gözlerine senin?
Dermandır bendeki her derde gülüm
Işıl ışıl kahverengi gözlerin.
Savurdu beni gökten esen rüzgâr,
Akşam saatlerinde
Otobüs durakları dopdolu,
Otobüsler tıklım tıklım...
Kiminin elinde poşet var,
Kiminin eli bomboş...
Biri diğerine bağırır:
Yıkıldı köprüler,nehir kan kırmızı
Çok uyardım ta ötelerden seni ben
Ben acının oğlu,sen çilenin kızı
Fakat dinlemedin beni, bilmem neden
Görmedin ak’ın içindeki karayı?
Dağlarda şehit oldu yiğidim pâk alnında hûn
Oldu elinde vatan haini düşmanlar zebûn
Kavuşunca ilâhi aşka en sonunda Mecnûn
Sen o kavurucu çölde Leylâ olsan ne yazar.
O benim aşkım,
O benim can yoldaşım,
“Nur tanem,nar tanem, bir tanem; ”
Miracım,aşkım!
İçinde oturacak köşküm…
Günde beş defa buluşur,koklaşırız;
O bir ateşti,yaktı geçti;
Yerinde küller kaldı şimdi.
O bir nehirdi,aktı geçti;
Yerinde çakıllar kaldı şimdi.
O bir aslandı,kükredi geçti;
Yerinde çakallar kaldı şimdi.
Tarayınca ateş,dağın saçlarını
Takıldı tarağa yeşil saç telleri
Bağışlamayınca yağmur suçlarını
Kelepçeledi rüzgâr suçlu ellerini.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!