Neler gelip geçti şu garip başımdan
Doldu taştı hep denizler gözyaşımdan
Yazın, başımdan geçenleri taşıma
Okusun bilmeyenler mezar taşımdan.
Fanidir bu koca dünya fani,
Ayaklar kokarsa
Terdendir,
Yıkarsın geçer.
Ya yürekler kokarsa
Çare nedir?
Çaya katayım seni,
Çaya renk gelsin.
Kokun sinsin çayın rengine…
Bu güzel kokululu, renkli çayı
Dudağının değdiği en güzel yerinden
Çekeyim içime nefes gibi;
Ah! Neden ben güneşten uzaktayım?
Yüreğimde hiç sönmeyen bir yangın…
Ölmedim; fakat neden kızaktayım?
Kır Çiçekleri bana neden kırgın?
Dünyanın malında benim gözüm yok,
Ne zaman ağlayan bir çocuk görsem
Irmaklar akar içimde
Kendi ırmaklarımda boğulurum.
Ne zaman da gülen bir çocuk görsem
Güneşler doğar içimde
Kendi güneşlerimle mutlu olurum.
Ey yâr!
Bilemedim gözlerinde ne var?
Umut mu,bulut mu,unut mu?
Bu kadar söz söyledim sana,
Yoksa gözlerin aşkı kaynatmıyor mu?
Aslında çok söze ne gerek var;
Dev ağaçların gölgesi
Boylarının yarısı
Pek cüce.
Bodur ağaçların gölgesi
Boylarının iki katı
Pek yüce.
Yirmi dokuz Ekim’de kuruldu cumhuriyet
Hak etti özgür yaşamayı bu aziz millet.
Rengini al kanımızdan aldı bayrağımız,
Özlemek ve yol gözlemek…
Birbirinden ayrılmayan
Ve birbirini tamamlayan
İki sözcük…
Sen ve ben gibi.
Aşktır özlemek,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!