Seni sevmek ,
Gül olmaksa gül olurum
Kül olmaksa kül olurum
Yanmaksa yanarım,
Kanmaksa kanarım.
Biliyorum,günahkârım,
Zamanı sıktım,
Çıkardım özünü.
Karlı dağlardan geçtim,
Soğuk sulardan içtim.
Bakmadım arkama
Yürüdüm yürüdüm...
Ülkeler kılıç ile alınır;
Durur ayakta adalet ile.
Adalet, eğer yandaş iseniz,
Veya pek hatırlı bir diplomat,
Ya da ülkede ünlü bir damat,
İşlemez suçlu olsanız bile…
Kahve gözlerinden girdim kalbine;
Burada ne kar
Ne rüzgar…
Bağdaş kurmuş oturuyorum
Severek.
Ey gemi!
Haydi demir al!
Uzaklara,çok uzaklara gidelim,
İnsanların olmadığı yerlere…
Orada kuşlar,
Mutluluktan sarhoşlar!
Kendine karşı hep demir gibi sert ol.
Başkalarına karşı yumuşacık gül…
Kaç defa söyledim ben sana ey gönül!
Bu gülden geçer gönüllere giden yol.
Ey gönül,kendini büyük görme sakın!
Burada yağmur kokusundan sonra
Kara gecenin arkasından bir güneş doğdu
Dudaklarında tebessüm…
Aydınlattı gülüşü karanlık dünyayı
Altın oklar fırlattı karanlıklara.
Bak, klavyenin başına geçen ahkam kesiyor,
Ey İmamlar! Nerdesiniz,yerde mi gökte mi?
Yalancı,din konusunda gürleyip esiyor,
Ey hocalar! Nerdesiniz,varda mı yokta mı?
Eylül sende başlar benim yüreğimde sızı
Sende hep renkler daha yanık,daha kırmızı.
Sende sararır saçlar,sende solar hep güller,
Sende feryat eder hep, yanık yanık bülbüller.
Geldi eylül
Soğumaya başladı havalar
Katar katar göçmen kuşlar…
Gönül vadimi doldurdu
Güneş rengi yapraklar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!