O bir ateşti,yaktı geçti;
Yerinde küller kaldı şimdi.
O bir nehirdi,aktı geçti;
Yerinde çakıllar kaldı şimdi.
O bir aslandı,kükredi geçti;
Yerinde çakallar kaldı şimdi.
Dünya hayatı çok kısa
Ve bir rüya kadar dar.
Kabir taşında
Doğdu
Öldü
Yazıyor
Ok battı etime
Oku O çıkardı etimden
O sardı yaramı
Siz O’nu bilmezsiniz
O’nu ben bilirim
Bir de O Bilir O’nu
Hayalin gelir her seherde gülüm
Hangi göz değdi gözlerine senin?
Dermandır bendeki her derde gülüm
Işıl ışıl kahverengi gözlerin.
Savurdu beni gökten esen rüzgâr,
Sevgi gözlerden okunmaktır,
Sevgi yüreğe dokunmaktır.
Seversen yüreğin ile sev,
Sevgisiz yürek neye gerektir?
Aşk bir hayaldir ,
Özlemişim denizi.
Mevsim kış…
Havalar buz gibi…
Denize koşuyorum nefes nefese
Sırtımda zırh gibi elbiseler…
Seviniyor martılar,
Kara bulutlardan bazen billur gibi su akar
Yağar bazen de lapa lapa kar…
Soğuk, kar,tipi kış kıyamet…
Sokakta garip insanlar,masum hayvanlar…
Diğer yanda sıcacık yatağında uyuyanlar…
İnsan ya da hayvan…
Kilim dokuya dokuya
Kur’an okuya okuya
Bülbül gibi şakıya şakıya
Mevla’m sana geliyorum.
Hava bulutlu,
Sert esiyor rüzgâr.
Görmedim ilkbaharı,geçti yaz,
Şimdi mevsim sonbahar…
Kış yakın…
Vakit az.
Bir rüzgâr esti ötelerden.
Ağaçların enli göğsü çatırdamaya başladı,
Secdeye eğilir gibi eğildi.
Onlar meyve ağaçlarıydı meyve…
Çalı ya da zakkum değildi.
Meyve ağaçlarının kanı vardı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!