Ömrüme serptin sensizliğin hasret yaşlarını
Gözlerinin ve saçlarının aynadaki gölgesinde
Isıttım, uyuttum düşlerimi
Sensizliğin sahrasında özlem yaşlarını kuruttum
Kapanmış hülyalarımın kilidini yalnızlığın sözleriyle
Soğuttum açtım, kırdım
Yüreğimde açan sensizliğin kış çiçekleri
Vardı
Birde enkaza gönen hayallerim
Ve göçük altında kaybolan rüyalarım
Vardı
Yarınlarımı gömdüm anılar toprağına
Bebek Yuvamıza nur gibi girdin
Annenin, babanın, akrabanın yüzünü
Güldürdün
Cennet kokusunu dünyamıza getirdin
Hoş geldin bebek hoş geldin
Dualarla, salavatla, iyilikle yolunu gözler
Hoş geldin Eylül Hoş geldin
Gelirken hüzünleri, kederi de getirmişsin
Bendeki özlemleri kırıp yerine koydun
Ayrılığı, yalnızlığı her akşamüstü kapattın
Köşedeki sevda kırıklarıyla dolu olan
Meyhaneye sarhoş ettin ve yordun
Hoş geldin sevgilim hoş geldin
Hayatıma
Kusura bakma yüreğim dağınık
Sahra kalmış gibi duygularım susuz ve sıcak
Hayallerim yorgun ve karmakarışık
Yine hüzün doluyum
Yalnızlığın ateşi yandı
Düşlerimde
Mum.ışığın yansimasiyla
Hayallerim söndü
Duvardan düsen kreşlerle
Bugün hüzün yağmurları gözüme yağdı
Yüreğimi hasret, keder zincirleri kanattı
Nefesimdeki özlemin kızıllığı sardı ayı
Dudağımdaki kader sözü hayallerimi kırdı
Sevdamı yetim bıraktı düş sıkışmaları
Vuslatı öksüz bırakan ayrılık Uğultularını
Bir hüzün yüklü gece vakti
Tek başıma yürüyorum
Rüzgarın ugultusunun ağaç yapraklarını döküşünde
Sensizligi dinliyorum
Yağmurun kaldırıma düşüşü ile hasretinin notalarını siliyorum
Anılarım baştan aşağı sırılsıklam
Bu akşamüzerime hüzzam makamında
Sensizliği ıstırapları çöktü
Küllenmiş sevdanın hicran tozları karıştı gün
Batımına
Boş kaldı yine ellerim günbatıma döküldü
Düşlerim
Huzura sükûna ihtiyacım var
Ömrüme esecek melteme
Başımı okşayacak güneşe
Sağanak yağmura ihtiyacım var
Dudağında tükenmeyen düşlerime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!