seni görünce kala kaldım elinden şeker alınan çocuk gibi
aglamak gülmek istedim karışık duygular haline büründüm
seni sevdiğimi söyleyip boynuna sarılmak istedim ama
bağlı kala kaldım sadece bir kelime çıktı dudagımdan hoşgeldin
Yüreğimde açan sensizliğin kış çiçekleri
Vardı
Birde enkaza gönen hayallerim
Ve göçük altında kaybolan rüyalarım
Vardı
Yarınlarımı gömdüm anılar toprağına
Bebek Yuvamıza nur gibi girdin
Annenin, babanın, akrabanın yüzünü
Güldürdün
Cennet kokusunu dünyamıza getirdin
Hoş geldin bebek hoş geldin
Dualarla, salavatla, iyilikle yolunu gözler
Hoş geldin Eylül Hoş geldin
Gelirken hüzünleri, kederi de getirmişsin
Bendeki özlemleri kırıp yerine koydun
Ayrılığı, yalnızlığı her akşamüstü kapattın
Köşedeki sevda kırıklarıyla dolu olan
Meyhaneye sarhoş ettin ve yordun
Kelimelerin yüreğe dokunuşlarını
Tavırlarında küçümseme umursamazlıklarını
Nasihatlerinde bırakamadıkları günah korkularını
İçimiz temiz deyip yaptıklarını çok dinledim
Yüreklerde aşkın şimşeğini çaktıran
Sokaklara, caddelere aşkın hüznünü
Islıkla döken
Kazma kürekle köşe bucak kazan
sevda yağmurlarını gömen
gözlerini ufkun düşlerinden alamayan
Hep hayalleri hatta rüyaları kadınlar üstüne kurduk
Hep bir şeyleri onlardan istedik durduk
Nasırlı yüreklerinde sakladığı umutları dinlemedik
Görmedik
İttik hayallerini rüyalarını ar namus dedik
Kabahati onlarda bildik
Kadın dediğin
Sert ve ağır bakışlı olacak
Yere sağlam basacak dağ gibi olacak
Bakışıyla korkutacak
Ama
Tatlı dilli yumuşak kalpli olacak
Seni her şeyinle sevdim
Bakışındaki hasret esmeni
Gülüşünü, ağlayışını ve de tenini
Saçındaki ömrüme konan özlemlerini
Bazen darılmanı küfür ederken sitemlerini
Konuşamayışını yan gözle süzüşlerini
Bir şeyler aradık anlatmak için
Renk, renk çiçekler serdik
Yoluna
Aşkı dudaklarda bedeninde ardık
Sonunda
Ayıpladık kimi zamanda pervasızca dövdük




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!