Kahvenin telvelerinde seni ararken
Kahve fincanı kırıldı
Yıldızlar kayarken seni dilek tutacağımda
Duvarlar üzerime gelir oldu
Sokağa çıkmak istemedim
Akşama kadar şarkı çaldım
Dinlerken tutamadım gözyaşımı
Yaktım üst üste ciğaraları
Akşam ezanına kadar bitirmişim
Gözlerin Ömrüme değince içim
Tutuşur özlemle durmaz ağlarım
Geçtiğin sokakta kırılır hayalim
oturduğun yere seni düşürüm
*****************************************
Ey kara toprağın bağrında yatanlar
Kurşuna, namerde sıra dağlar gibi duranlar
Yeşil ile kırmızıya sarılıp yatanlar
Canını siper edip illa vatan diyenler
Eğer
Bir gün olursa bir avuç toprağı
Karşımdasın
Yine saçların dağınık
Ağzında bir sigara
Ve
Dudağında bilmediğim küfürler
Savuruyorsun ortaya
Bu gece bir kenara büzülüp
Akıttım gözyaşlarımı
Ve seni
Birden hasretin kabardı
Susadı özleminde
Gözlerim daldı uzakkara
Kendimi dinliyorum
sensizliğin içinde
gün doğumun ilk ışıklarıyla
hayallerim sensizliğin le filizleniyor
anıların mevsimi açıyor
Kendimi dinliyorum
Gözlerimden seni akıtıp
Uzaklar ve hayallerin içinde
Günışığı hatıraların tepelerine
Vurmasıyla
Ayların yılların ve de mevsimlerin ötesinde
Kesilmiş sensizliğin yolları
Pusu kurulmuş hasretime
Rüyalarıma gözlerimdeki özlemlere
Demirler atışmış
Gönül feryadımdaki dökülen sevda sözlerime
Hüzün haykırışları karışmış
Gunler kısaldı sevdalar dolandı
Elde hüzünlerin sonbaharları
Yurek kırılması boşa ömür kısa
Geçiyor mevsimler saatler durmuyor gunler kısalmasa
Nefese karıştırdık zevki sefayi ne yazıkki
Yaşamı bildik ölümü unuttuk ne varki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!