Sensizliğinde olsa da
İç çekmeden söylemek
Seni seviyorum demek
Hep aynı düşle uyanmak
Sensiz gecenin koynundan
Sensizliğin her sayfasını
Dudağımda kabuk bağlamış seviyorum
Kelimesiyle doldurdum
Ömrümdeki yorgun hasreti demir aldı
Hüzün çıkmazına
Gözlerimdeki özlem kuşlarını uçurdum
Yüreğime bir korku musallat oldu
Gözlerimden niye se katran boşalır
Oldu
Ayaklarıma karasular birikti
Bu gün bu şehir
Gönlüm gibi yıkıldı döküldü
Bu gece sensizliğin yutkunmalarıyla
Hüzünlerin deşmesiyle kanatmasıyla
Özlemlerimin durmayan çığlıklarıyla
Gözyaşlarımın hasretine akmasıyla
Dudağıma bulaşan korlaşmış sözlerle
Seni anlattım yıldızlara
Yüreğime dikenleri ektin
Ömrüme sensizliğin çalarını
Doladın
Dudağıma özlemin hasretin sizi
Mühür’ünü vurdun
Sensizliğin tabuduy’la
Sensizliğin gölgeleri şişe diplerinde
Vurmalarıyla
Akşamın esintiyle anıların sarhoş olmasıyla
Sedir ağcıların altına hasretlerin
Gömülmesiyle
Sensizliğin kavgalarıyla
Sensizlik martılarla hayallerime
Kanat çırpıyor
İstanbul akşamlarında
Dudağıma yapıyor buselerin
Esen rüzgârla
Anıların oturuyor iskelenin kuytu köşesine
Sensizliğin kırıntıları yüreğime
Doldukça
Eskisi gibi gülmek gelmiyor içimden
Anılarım ve hayallerim soğuk bir akşam
Pencereme düşen buz parçaları gibi
Düşüyor yarınlarıma
Her gece sensizliğin köpükleri
Karışır kadehime, özlemlerime
Gemiler yol gösterir martılara
Kanatlarıyla damla, damla gözlerime
Seriyorlar hasret yaşlarını
Pencerede kar birikiyor
Yüregimi sensizlik deliyor
Hasretin özlem güne çarpıyor
Anılar aynalarda kırılıyor
Gözlerin yarınlara yansıyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!