Yüreğim hırçın dalda gibi
Yıkıp geçen darmadağın bırakan
Rüzgâr gibi
Şimşeklerle karanlığa boğulan
Gökyüzü gibi
Demliğin köpürmesi köpürüyor
Siradan şair olsaydim.
Duygularima hecelere bolerdim
Kelimelerin nefese dokunularini
Huzun atesiyle. Yakardim.
Yuregimden ısıttigim sevdakarimi
Kafeliyesizlikleri ekledim.
Siyah, beyaz kuşlar
Uçuyor yüreğimde
Kanat çırpınışlarında takılı
Kalıyor acılar, sevdalar
Hatıraları gökyüzüne savuruyorlar
Hüzün, keder cıvıltıları
Soframda yok ne tavuk et
Biraz ayran yarım ekmek
Ama yüreğimde sıkışan bir sevgi bir de sen
Gursagimin açlığını sensizliğin le
Yani senle doyuruyorum
Kalem elimde kağıt önümde
Bir şiir okurken
Hatta yazarken
Sensizlik Ömrüme düşer
Gözlerim sokak lambasına dalar
Penceredeki çiçeklere anılarım yapışır
Senle yokluğunla bir kenara sığınır
Bir kahve kosesinde
Yada bir otobus durağında
Veya bir takside
Bir bankta
Yazamam bir şiir
Dudumlenir kelimemler
Ben bu şiirimi yazdım keder yüklü masamda
Kahır dolu kadehlerimi içip bağırmalarımla
Karlar yağan saçlarımın ağırlıklarıyla
Ellerimim titrek üşütmeleriyle
Kalbimin hasret ritmisin in takılmalarınla
Sana bir şiir yazdım
Senden şikayetim var demedim mi ?
Yolunu batıla çevirme oraya gitme demedim mi?
Her yolun sonunda yaradan var demedim mi ?
La ilahe ilahı dilinden düşürme demedim mi ?
Ellerini kaldır semaya samimice yalvar demedim mi ?
Bugün son defa içime
sensizliğin kokusunu çekiyorum
ve
sensizliği son defa katıyorum kadehime
kana kana yudumluyorum
susuzluğumu gideriyorum
Son nokta
Günde beş vakit sendiğimin kapısını çalarım
Üzerim süsle günah yükümle huzura varırım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!