Gözlerin de bir hüzün var
Dalgın bakışın ve solgun yüzün
Sevdamın derinlerine sızılı yağışlar bırakıyor
Dudağımdaki kelimeler sessizce uyuşuyor
Dudağımda ki sözler
Bir köz
Sanki yüreğimi yakan ateş
Gözyaşlarım idam ipleri
Canım yanıyor
Düşlerim karanlığa kaçıyor
Zaman hızlı akıp gidiyor
Dün kucağımdaydın
Kıyamazdım öpmeye
Büyüdün serpildin
Sünnet derken evlilik
Hayalleri kurduk
Buyurun hanemize akrabalar, komşular
Bu akşam evimiz önünde düğün var
Kondu masaya çeşit çeşit kuru pastalar
Gelene gelmeyene de benden selamlar
İster takın ister takmayın bilezik altınlar
Dün gece duramadım evde
Çıktım sokağa, parkları dolaştım
Önce
Sonra koyuldum sahile
Seyrettin gökyüzünü birde
Denizi
Dünya döndükçe
Ekseninde üşüyorum
Günleri hatta yılları sayıyorum
Nefesimdeki yaşamın terazi
Bir gözünde sevişmenin hazının
Ağırlığı
Bu sabahta düşlerimi yaktın
Hasret kokan gün doğumuyla
Hayallerimin kırıklarıyla
Odamdan içeriye girdin
Anıların çapaklarıyla yanağımdan seni
Toplamadım
Düşünceler duygulara dönüşür
Davranışlar alışkanlıklar olur
Yapılan hatalar görmeden kaybolur
Akıl doğruyu yanlışı kaybeder
Dudaktan çıkan sözler
Kalbe fesatlık bulaştırır
Duvar dibinde büzülür
Eli çamurlu kir paslı
Siyaha boyalı
Eteğinde kırık bir oyuncağı
Çeker burnunu kızarır yanağı
Üstü başı toz içinde
Edebi sözlerinde tavrında değil
Yüreğinden sakın terk-i eyleme
Halini arz eylemek için kendini yorma
Edep çapraz lığın habgah’ına kaldı
Şeytanın hilesi nefese dolandı
Aç gözünü bak bir bak yaratanın kitabına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!