Sensizligin vurmasindan
Çıktım sokaga
Bir falci geldi yanima
Bakti falima
Sen ciktin
Sevmiyorum dedikce
Güneş batmıyor sanki hüzünlere karışıyor
Rüzgâr esmiyor sanki ayrılığa isyan ediyor
Ağaçtan yaprak düşmüyor sanki
Sensizliğinle intihar ediyor
Sokaklar banklar sessiz sensiz
Yakıyor yüreğimi nefesimi
Pencereye oturdum
Elimde bir kitap,
Okuyorum özlemi anlatan şiirleri
Ara sıra seyrediyorum sokağı
Kimseler yok sessiz ve ıssız
Her arkanda gölge oldum ömrümün ağacından düştüm
Koştukça hep sensizlikle hasret çöllüne gömüldüm
Serabınla seni içtim özlemlerinle giz kaldım
Hele bak ta bir gör ve duy yine sensizlikte kaldım
O yeşil gözün gönlümün denizinde sensiz kaldım
Yüreğime dikenleri ektin
Ömrüme sensizliğin çalarını
Doladın
Dudağıma özlemin hasretin sizi
Mühür’ünü vurdun
Sensizliğin tabuduy’la
Sensizliğin gölgeleri şişe diplerinde
Vurmalarıyla
Akşamın esintiyle anıların sarhoş olmasıyla
Sedir ağcıların altına hasretlerin
Gömülmesiyle
Sensizliğin kavgalarıyla
Sensizlik martılarla hayallerime
Kanat çırpıyor
İstanbul akşamlarında
Dudağıma yapıyor buselerin
Esen rüzgârla
Anıların oturuyor iskelenin kuytu köşesine
Sensizliğin kırıntıları yüreğime
Doldukça
Eskisi gibi gülmek gelmiyor içimden
Anılarım ve hayallerim soğuk bir akşam
Pencereme düşen buz parçaları gibi
Düşüyor yarınlarıma
Her gece sensizliğin köpükleri
Karışır kadehime, özlemlerime
Gemiler yol gösterir martılara
Kanatlarıyla damla, damla gözlerime
Seriyorlar hasret yaşlarını
Pencerede kar birikiyor
Yüregimi sensizlik deliyor
Hasretin özlem güne çarpıyor
Anılar aynalarda kırılıyor
Gözlerin yarınlara yansıyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!