Hayatında neler eksik
Baktın mı kendine
Odama, yaşamıma
Neler kazandın, kaybettin
Diye
Gördün mü etrafında sessizce gezenleri
Kimi zaman sürükler insanı heyecan dalgasına
Kimi zamanda ıstırap, acı, keder kasırgasına
Kimi zamanlarda uyuyup düşler kervanına
Katılmak istersin
Uyuyamazsın üstündeki yorgunluk yarıda keser
Zaman zaman canın yanar en güzel yerde ilk bölümde
Hayatın yorgunluğuna gömüldü tüm kelimelerim
Bitkin, tedirgin hatta kaygılıyım
Aklıma olmadık sorular takılıyor kafam
Başka yerlerde kendi, kendine konuşuyor özlemlerim
Bir bardak demli çayla serinletiyorum
Sensizliği
Hayat nedir
Nefes almakmı
Gülüp eglenmekmi
Geceyi gündüze katmakmı
Kelimeleri yutkunmakmı
Aci ile yüzleşmekmi
Hayat sınavdır
Yarın başka sorular çıkar
Diye
Çalıştım durdum
Okudum durdum
Hesaba aşkı katmamışım
İnan ki zamanı durduramazsın
Olmadık dert ile dolar yüreğin
Acı, keder ile hep kudurursun
Hayat sınavındır tek geçmeye bak
Ebem dedem bizimle kalırlardı babam sert gözükürdü önce babamdan herkes çekinirdi
Ama babam yumak bir kalbi vardı özellikle deneme karşı dedemin gözüne bakardı dedemde hep babama dua ederdi hasanım yüzün gülsün bolluklar sesinle olsun gibi Babam her akşam eve kızartışmış tavukla gelir dedemi kaldırır onu yedirtmeden uyumazdı babam lokantasını sabah ezanıyla açardı lokantanın önünden geçenler içeriye bakıp iç çekenleri görür içeri davet eder çorba ikram ederdi param yok derlerse de babam sen çorbanı iç parayı vercek birileri var derdi yüzünden gülümsemeyi atmazdı
Babamın bu tavrı çok hoşuma giderdi dükkan hiç boş kalmazdı kiminden para alır kiminden almazdı
Etrafta ki herkes severdi akşam eve gelirken çoçukları sever okşar şeker verirdi elinde erzakla gelir yarısını eve bırakır yarısını komşuya bırakırdı ilk okula başladığımda tam konuşamıyordum kekeliyorum diye öğretmeni uyarmış üzerine gitmeyin diye ya Annam yedi evladı var dı hepsinin üzerine ayrı ayrı titrerdi hiç hatırlamıyorum kirli paslı sokakta gezdiğimi hemen temizlerini giydirdi
Beni hep döverdi ama aglayınca dayanamaz kuşaklardı anam bizimle uğraşması yetmiyor gibi
mahallemizde bir amca vardı bizim ev sahibimizdi kalaycı kadir derlerdi adamın beş tane çocuğu vardı her zaman gelmezlerdi eşi rahmetli olmuş tek başına yaşardı mahallemizin kadınları evini süprür yemediğini yapar çamaşırlarını yıkarlardı erkekler altını temizlerdi kalaycı kadir amca hep annemi çağığrdı çocukları hep ay başı ugrar babalarının ev kira paralarını alırlardı mahallenin kadınları her akşam evleri gezelerdi ellerinde yemek ekmek diye birbirine ikram ederlerdi çocuklar evin önünde oyunlar oylardı gecenin birinde eve girerlerdi her güzel şeyin sonu olduğu gibi bununda sonu gelmişti kalaycı kadir amca rahmetli olunca çocuklarından kimseler gelmedi mahalleli cenazeyi taşıdı defin etti aradan bir hafta sonra çocukları geldi bize evden çıkın dediler evi satmışlar mahalleli karşı çıktı ama annem babam gerek yok mahalleli bir olup tren yolunda bir eve taşıdılar
Hayat ve ölüm
Bir terazinin iki gözü
Bir gözde mutlugun yüzü
Bir gözünde gözyaşı huzun ölçüsü
Ölümün içinde korku
Hayat
Geceyi gündüze katmak mı
Siyahı beyaza karıştırmak mı
Gülüp Eglenip kahkaha atmak mı
yoksa
ağlayıp yerden yere sızlanmak mı
Hayırlı akşamlar sevgilim
Gözyaşlarımla ıslattım
Bana bıraktıklarını sildim
Her şeyini attım
Ve
Sensizliğin gölgesini kaybettim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!